Pırasa Yemeğini Görmek ve Gördüğünü de Görmek

Pırasa yemeği önce bir fenomendir. Ortaya çıkar. Görülür. Kokusu duyulur, tadı alınır, bedende bıraktığı etki hissedilir. Bu ilk düzeyde pırasa yemeği, yalnızca bir yemek değil, bilinç alanında beliren bir görülen olarak durur. Bu haliyle ne iyidir ne kötüdür. Ne faydalıdır ne zararlıdır. Önce sadece vardır. Sonra zihin devreye girer.
Sebze der, hafif der, lif der, vitamin der, zeytinyağlı der, sağlıklı der. Onu tanımlar, sınıflar, değerlendirir. Bu da doğaldır. Çünkü zihin görüleni isimlendirir.
Fakat burada asıl önemli olan yalnızca pırasa yemeğini görmek değildir. Asıl önemli olan, pırasa yemeğini gördüğünü de görmektir. Çünkü pırasa yemeğini görmek bir bilgidir; pırasa yemeğini gördüğünü görmek ise bilincin kendi konumunu fark etmesidir. Bu ikinci görme ortaya çıktığında kişi artık yalnızca “pırasa yemeği nedir?” diye bakmaz. Aynı zamanda “ben buna nereden bakıyorum?” sorusu da açılır. Onu sadece hafif bir yemek olarak mı görüyorum, sadece sebze olarak mı tanımlıyorum, yoksa önce fenomen olarak mı fark ediyorum?
Bu farkla birlikte pırasa yemeği daha açık görünür hâle gelir. Lifli yapısıyla sindirimi desteklediği görülür. Yanına eklenen yağın, pirincin ya da yoğurdun bedendeki karşılığını değiştirdiği fark edilir. Tek başına başka, yoğurtla başka, ekmekle başka bir tablo oluşturduğu anlaşılır. Bu durumda pırasa yemeği ne sadece sebzedir ne de yalnızca hafif bir öğündür. O, bedende lif, su, hafiflik ve dengeli akış olarak karşılık bulan bir besin fenomeni olarak görünür.
Görüldüğünde şunu anlatır: Hafiflik bazen eksiklik değil dengedir, lif yalnızca bağırsak için değil, emilimin ritmi için de önemlidir, yanına eklenenler onun bedendeki etkisini değiştirir. Demek ki mesele yalnızca pırasa yemeğini bilmek değildir. Mesele, onu fenomen olarak görmek ve bu görmenin kendisini de fark etmektir.
Çünkü ancak o zaman bilgi, dışarıda duran bir tanım olmaktan çıkar; bedende nasıl bir karşılık bulduğu doğrudan görünür hâle gelir. Bu yüzden pırasa yemeği yalnızca yenilen bir yemek değildir. Görüldüğünde, bedende hafiflik, lifli denge ve sakin bir kullanım olarak açığa çıkan bir fenomendir.
Gördüğünü görmek ise, bu fenomeni yalnızca tanımlamak değil, ona hangi bilinç konumundan baktığını da görünür kılmaktır. Ve tam burada kişi şunu fark eder: Pırasa yemeği sadece bir yemek değildir; bedende hafiflik, düzen ve dengeli akış olarak karşılık bulan bir fenomendir.
Mahmut Turut 2026