top of page

Parçadan Bakış, Bütünden Bakış

Parçadan Bakış, Bütünden Bakış
00:00 / 01:04

Okuduğun yazı ya sana eksikliğini hatırlatır,

ya da sana seni hatırlatır.

Bu fark, yazının kendisinden değil,

bilincin baktığı yerden doğar.

Parçadan Bakış

Bilinç parçadaysa,

zihin merkez olur.

Okunan her şey,

“olması gereken” ile ölçülür.

Kişi kendine bakar ve şunu hisseder:

“Henüz değilim… Eksikim…”

Yazı burada bir ayna değil,

bir ölçüye dönüşür.

Kıyas başlar, mesafe oluşur,

ve yük ortaya çıkar.

Bütünden Bakış

Bilinç yerindeyse,

olan olduğu gibi görülür.

Okunan şey artık bir hedef değildir,

bir hatırlayıştır.

Kişi şunu fark eder:

“Bu zaten bende vardı.”

Yazı burada yeni bir şey katmaz,

olanı açığa çıkarır.

Kıyas yoktur, mesafe yoktur,

sadece açıklık vardır.

Ayrım

Parça eksiklik üretir,

bütün hatırlayış açar.

Aynı yazı,

birinde yük olur,

diğerinde seyir.

Son Cümle

Yazı değişmez,

değişen bilincin konumudur.

— Mahmut Turut

bottom of page