top of page

Sevgi de Yük Olabilir, Nefret de

Sevgi de Yük Olabilir, Nefret de
00:00 / 01:04

İnsan hayatın içinde birçok duygu yaşar. Sevgi, nefret, öfke, şefkat… Bunların hepsi yaşamın doğal akışı içinde ortaya çıkar. Bir insanı sevmek de doğaldır, bir duruma karşı nefret hissetmek de. Bu duygular ortaya çıkar, yaşanır ve aslında geçicidir.

Fakat insan çoğu zaman duyguyu sadece yaşamaz; onunla ilişki kurar.

Birini sevdiğinde zihin devreye girer:

“Beni hep sevmeli.”

“Beni kaybetmemeli.”

“Böyle davranmamalı.”

Artık sevgi sadece sevgi değildir. İçine beklenti, sahiplenme ve korku karışır. Bu durumda sevgi ağırlaşır. Kişi sevmekten çok, kaybetmemek için tutunmaya başlar. İşte bu noktada sevgi yük haline gelir.

Aynı durum nefret için de geçerlidir.

Bir olay olur, birine karşı olumsuz bir duygu ortaya çıkar. Bu doğaldır. Fakat zihin bunu bırakmaz:

“Bunu unutamam.”

“Buna hakkım var.”

“Bu böyle kalmalı.”

Duygu tutulur, tekrar edilir, beslenir. Artık nefret sadece bir duygu değildir; taşınan bir hale gelir. Bu da yük oluşturur.

Oysa bilinç yerinde olduğunda süreç farklıdır.

Kişi şunu görür:

“Şu an sevgi var.”

“Şu an nefret var.”

Bu görme ile birlikte duygu sadeleşir. Ne sahiplenilir ne de bastırılır. Gelir ve geçer. Kişi duygunun içinde kaybolmaz, onu yaşar ve bırakır.

Bu durumda:

Sevgi vardır ama yük değildir.

Nefret vardır ama yük değildir.

Çünkü tutulmaz.

İnsan çoğu zaman duygularından değil, onları tutmasından yorulur. Duygu akarken hafiflik vardır. Tutulduğunda ağırlık başlar.

Sonuç olarak:

Sevmek de tek başına yük değildir, nefret etmek de.

Yük olan şey, bu duygulara tutunmaktır.

Duygu akar.

Tutulan duygu yük olur.

İnsan bunu gördüğünde, duyguların içinde kaybolmaz; onların akışına tanıklık eder.

Mahmut Turut 2025

bottom of page