top of page

Sevgi ve Sahiplenme

Sevgi ve Sahiplenme
00:00 / 01:04

İnsan hayatında sevgi çok önemli bir deneyimdir. İnsan bir kişiyi, bir çocuğu, bir dostu ya da bir canlıyı sevebilir. Sevgi ortaya çıktığında insanın içinde sıcaklık, yakınlık ve iyilik duygusu oluşur. Bu sevgi doğal bir şekilde ortaya çıkabilir ve akışın içinde yaşanabilir.

Bu durumda sevgi bir fenomendir.

Fenomen olarak ortaya çıkan sevgi özgürdür. İçinde korku yoktur, kontrol etme isteği yoktur ve kaybetme kaygısı yoktur. İnsan sevdiğini sever, fakat onu sahiplenmez. Sevgi ortaya çıkar ve akışın içinde yaşanır.

Fakat zihin devreye girdiğinde sevgi farklı bir hâle dönüşebilir.

Zihin sevgiye kimlik ve değer yüklediğinde sevgi sahiplenmeye dönüşür. Kişi artık sadece sevmez; sevdiği şeyi kendisinin bir parçası hâline getirir. “O benim”, “beni bırakmamalı”, “hep benimle olmalı” gibi düşünceler ortaya çıkar.

İşte bu noktada sevgi fenomen olmaktan çıkar ve zihnin kurduğu bir bağ hâline gelir.

Sahiplenme ortaya çıktığında beraberinde birçok duygu gelir:

• kıskançlık

• korku

• kontrol etme isteği

• kaybetme endişesi

Bu duygular sevginin kendisinden değil, sahiplenmeden doğar. Çünkü zihin sevdiği fenomeni kimliğine bağlamış ve onu korumaya başlamıştır.

Bu nedenle denebilir ki:

Sevgi özgürdür, sahiplenme ise bağ kurar.

Bilinç yerinde olduğunda insan sevgiyi yaşayabilir fakat sevdiği şeyi sahiplenmez. Zihin merkez olduğunda ise sevgi kolayca sahiplenmeye dönüşür ve yük oluşur.

Kısacası:

Sevgi yük üretmez; sahiplenme yük üretir.

Mahmut Turut 2026

bottom of page