top of page

Seyir ve Cinsellik

Seyir ve Cinsellik
00:00 / 01:04

Bilinç seyirde iken yaşanan cinsellik kendiliğinden olan bir eylemdir. Buradaki kendiliğindenlik, plansızlık ya da rastlantı değildir; bilincin eyleme ek yapmamasıdır. Cinsellik bu hâlde bir amaç, bir ihtiyaç ya da bir kimlik doğrulaması olarak yaşanmaz. Akıştan doğar, bedende olur ve yine akışta biter. Bilinç bu sürece anlam eklemez, sonuç üretmez, hikâye kurmaz.

Bilinç parçada iken cinsellik farklı bir hâl alır. Yorum devreye girer. Arzu kimliğe dönüşür, beden araç hâline gelir, eylem bir şey elde etme çabasına bağlanır. “İsteniyor muyum, yeterli miyim, ne ifade ediyorum?” gibi sorular cinselliğin önüne geçer. Bu durumda yaşanan şey cinsellik değil, cinselliğe eklenen anlamdır. Yük burada oluşur. Eylem bittiğinde sonuç kalır; pişmanlık, bağımlılık, beklenti ya da eksiklik duygusu.

Seyirde ise sonuç yoktur. Eylem olur ve tamamlanır. Cinsellik ne bastırılır ne de yüceltilir; olduğu gibi görülür. Bilinç eylemin içine girmez, dışına da çıkmaz. Sadece tanık olur. Bu yüzden seyirdeki cinsellik iz bırakmaz, yük üretmez, kimlik kurmaz. Ne artı ne eksi yaratır.

Bu fark cinselliğin kendisinde değil, bilincin konumundadır. Aynı beden, aynı temas, aynı eylem; fakat iki ayrı bilinç hâli iki ayrı deneyim üretir. Bilinç parçada iken cinselliği yaşar; bilinç yerinde iken cinselliği seyreder. Seyirdeyken yaşanan değil, olan vardır. Yaşamak yorumla başlar; seyir yorumun düşmesiyle ortaya çıkar.

Mahmut Turut2026

bottom of page