Sezgiyi Biçimden Ayıran En Yüksek Gösterge

Hissettiğim şeyin sezgi mi yoksa biçim mi olduğunu anlamanın en büyük göstergesi şudur:
Bir üst perdeden baktığımda ötekileşme değil, birlik gördüğümü fark etmem.
Çünkü:
• Biçim, bilinci ayrılığa götürür.
Nesneyi “öteki” yapar.
Araya sınır çizer, karşıtlık üretir.
Biçim zihne aittir; zihin doğal olarak ayırır.
• Sezgi ise öze aittir.
Ötekini ortadan kaldırır.
Birliği fark ettirir.
İçte bir yumuşama, genişleme ve bütünlük hissi doğurur.
Ben, hissettiğim şeyin kaynağını anlamak için içimde yükselen sese bir üst perdeden bakıyorum.
Eğer o bakışta:
• ayrılık değil birlik,
• öteki değil aynılık,
• gerilim değil sükûnet,
• şüphe değil eminlik
görüyorsam,
işte o an anlıyorum ki bu his biçimin değil sezginin doğumudur.
Birliği fark ettiğim anda şüphelerim tamamen ortadan kalkıyor. Çünkü birlik, sezginin kesin kanıtıdır. Sezgi, hep özün yönünü gösterir; öz ise daima birliğe açılır.
Bu yüzden bugün şunu söyleyebiliyorum:
“Birlik doğuyorsa, sezgi konuşuyor demektir.”
Mahmut Turut — 18 Kasım 2025, Edirne