top of page

Soyutlama Olmadan Kimlik Oluşabilir mi?

Soyutlama Olmadan Kimlik Oluşabilir mi?
00:00 / 01:04

İnsan dünyaya geldiğinde önce duyular aracılığıyla çevresini algılar. Görür, duyar, dokunur ve yaşar. Bu aşamada henüz kavramlar yoktur; yalnızca deneyimler vardır. Zamanla zihin bu deneyimleri biriktirir ve akıl bu birikimlerden soyutlama yapmaya başlar.

İnsan birçok farklı insanla karşılaşır ve “insan” kavramını oluşturur. Birçok davranışı görür ve “iyi”, “kötü”, “doğru”, “yanlış” gibi soyut anlamlar üretir. İşte bu soyutlama yeteneği sayesinde insan yalnızca tek tek olayları yaşamaz; onların arkasındaki genel anlamları da kavrayabilir.

Kimlik oluşumu da bu süreçle ilişkilidir.

İnsan kendisini tanımlarken kavramlar kullanır: “Ben doktorum”, “ben öğretmenim”, “ben iyi bir insanım”, “ben başarılıyım” gibi ifadeler kimlik oluşturur. Bu kimlikler tek tek olaylardan değil, soyut kavramlardan doğar. Çünkü insan birçok deneyimi bir araya getirir ve bu deneyimlerden kendisi hakkında genel bir anlam çıkarır.

Bu nedenle kimlik oluşumunun temelinde soyutlama vardır.

Soyutlama olmadan insan yalnızca tek tek durumları yaşar; fakat bu durumları bir kavram altında toplayamaz. Kavram oluşmadığında ise “ben” hakkında genel bir tanım ortaya çıkmaz.

Bu yüzden şöyle bir sonuç ortaya çıkar:

Soyutlama olmadan kimlik oluşmaz.

Hayvanlar da yaşar, algılar ve tepki verir; fakat soyut kavramlar oluşturamadıkları için kimlik kurmazlar. Bir köpek sahibini tanır, fakat “ben iyi bir köpeğim” gibi bir kimlik oluşturmaz. Çünkü bu tür bir kimlik soyut kavram gerektirir.

İnsan ise akıl sayesinde soyutlama yapabildiği için kimlik oluşturabilir. Daha sonra bu kimliklere değer yükleyebilir ve zamanla bu kimliklerle özdeşleşebilir.

İşte bu noktada yük ortaya çıkabilir.

Dolayısıyla süreç şu şekilde ilerler:

Algı → Soyutlama → Kavram → Kimlik → Değer → Özdeşleşme → Yük

Bilinç yerinde olduğunda insan bu sürecin farkında olabilir. Kimliklerin oluştuğunu, değerlerin yüklendiğini ve zihnin nasıl anlamlar ürettiğini görebilir. Böylece bu yapıların içinde kaybolmadan yaşayabilir.

Bu nedenle kimlik insanın doğal bir zihinsel üretimidir; fakat bu kimliklerin yük haline gelip gelmemesi bilincin konumuyla ilgilidir.

Mahmut TURUT 2026

bottom of page