top of page

Tamamlama Değil Görmek Uyum Yaratır

Tamamlama Değil Görmek Uyum Yaratır
00:00 / 01:04

Biyolojik olarak erkek ve kadın arasında bazı eğilim farkları olabilir. Erkekte eylem yönü, kadında hissetme yönü daha belirgin görünebilir. Bu yüzden ilk bakışta bu iki yönün birbirini tamamladığı ve böylece daha uyumlu bir birliktelik oluştuğu düşünülebilir.


Gerçekten de yüzeyde bu bir uyum gibi görünür. Biri daha çok hareket eder, diğeri daha çok hisseder. Biri yön verir, diğeri karşılar. Bu, doğal bir denge gibi algılanabilir. Fakat bu durum her zaman gerçek uyum anlamına gelmez. Çünkü bu “tamamlama” çoğu zaman bilinçten değil, ihtiyaçtan doğar. Kişi kendi içinde eksik hissettiği bir yönü karşısındakinde arar. Bu da zamanla beklentiye dönüşür.


Beklenti ortaya çıktığında ise yük başlar. “Beni anlamalı”, “beni desteklemeli”, “hep güçlü olmalı” gibi düşünceler oluşur. Böylece ilişki, iki kişinin birbirini tamamlamasından çok, birbirinden bir şey beklediği bir hâle gelir. Zihin devrede olduğunda, erkeklik ve dişilik yönleri kimlik hâline gelir. Kişi ya “ben hep güçlü olmalıyım” ya da “ben hep anlayışlı olmalıyım” gibi kalıplara girer. Bu da doğal akışı bozar.


Bilinç devrede olduğunda ise durum değişir. Kişi kendi içinde hem eylem hem his yönünü görmeye başlar. Bu yönlerin sadece kendisinde değil, karşısındakinde de ortaya çıkabildiğini fark eder. Bu noktada ilişki bir tamamlama ihtiyacından çıkıp, bir paylaşım hâline gelir. Çünkü kişi artık eksik olduğu için değil, gördüğü için ilişki kurar.


Gerçek uyum, bir tarafın diğerini tamamlamasıyla değil, her iki tarafın da kendinde olanı görmesiyle oluşur. böylece kimse diğerinden bir rol beklemez.


Sonuç olarak erkeklik ve dişilik yönlerinin farklı olması bir uyum potansiyeli oluşturabilir. Fakat kalıcı ve gerçek uyum, bu farklılıkların görülmesiyle ortaya çıkar. Bilinç devrede olduğunda, tamamlama ihtiyacı ortadan kalkar ve ilişki daha sade, daha dengeli bir hâl alır.


Mahmut Turut  2026

bottom of page