Tesadüf ve Bilincin Konumu

Tesadüf, varoluşa ait bir olgu değildir; bilincin konumuna ait bir kavramdır. Varoluşta akış vardır, süreklilik vardır, yerindelik vardır. Tesadüf ancak bu akışın fark edilmediği yerde ortaya çıkar.
Parçalı bilinçte insan, fenomenlerle özdeşleşmiştir. Olaylar kopuk, bağlamsız ve ardışık anlar olarak algılanır. Akış görünmez hâle geldiğinde, bilincin önünde iki olay arasındaki bağ kaybolur. İşte bu kopukluk deneyimi, zihinde “tesadüf” kavramı olarak adlandırılır. Bu anlamda tesadüf, bir gerçeklik değil; algısal bir boşluğun adıdır.
Bütünsel bilinçte ise akış fark edilir. Olaylar tek tek nedenlerle açıklanmasa bile, aynı varoluşun farklı açılımları olarak görülür. Bu düzeyde insan her şeyin nedenini bilmez; fakat hiçbir şeyin yersiz olmadığını sezer. Tesadüf kavramı anlamını yitirir, yerini yerindelik alır.
Bu nedenle doğru metafizik ayrım şudur:
Tesadüf parçalı bilinçli olanın kavramıdır;
bütünsel bilinçte tesadüf yoktur.
Bu ifade kadercilik değildir. “Her şey önceden belirlenmiştir” demek de değildir. Bu ifade yalnızca şunu söyler:
Akış fark edildiğinde anlamsızlık ortadan kalkar.
Tesadüf, akışın yokluğu değil;
akışın fark edilmemesidir.
Mahmut Turut – 2025, Edirne