Yük Yaşanıyorsa Zihin Merkezdedir

İnsan hayatında ortaya çıkan birçok psikolojik durum yük olarak deneyimlenebilir. Öfke, korku, üzüntü, kaygı gibi duygular bazen yalnızca kısa süreli bir fenomen olarak ortaya çıkarken, bazen insanın içinde taşınan bir yük haline gelebilir.
Bir fenomen ortaya çıktığında önce bedende yaşanır. Bir söz duyulur, bir durum oluşur, bir duygu belirir. Bu aşamada yaşanan şey yalnızca bir fenomendir ve akış içinde ortaya çıkar.
Fakat zihin devreye girdiğinde durum değişir. Zihin yaşanan fenomeni değerler ve beklentiler üzerinden yorumlamaya başlar. “Böyle olmamalıydı”, “Bu bana yapılmamalıydı”, “Bu durum değişmeliydi” gibi düşünceler ortaya çıktığında yaşanan fenomen zihinsel bir değerlendirmeye dönüşür.
İşte bu noktada olan ile olması gereken arasında bir çatışma doğar. Bu çatışma devam ettikçe fenomen yalnızca yaşanan bir durum olmaktan çıkar ve insanın içinde taşınan bir yük haline gelir.
Bu nedenle yükün ortaya çıkması çoğu zaman zihnin merkezde olduğunu gösterir. Çünkü zihin yaşanan fenomeni yorumlar, değerlendirir ve onunla ilgili bir hikâye üretir.
Bilinç tanıklık konumunda olduğunda ise durum farklıdır. Bu konumda fenomen yalnızca görülür. Zihin yorum üretmez ve yaşanan durum akış içinde çözülür. Bu nedenle yük oluşmaz.
Bu yüzden şöyle denebilir:
Yük yaşanıyorsa zihin merkezdedir.
Seyir varsa bilinç yerindedir.
Yani yük çoğu zaman olayların kendisinden değil, zihnin yaşanan fenomenle kurduğu ilişkiden doğar. Zihin merkezde olduğunda fenomen yük haline gelebilir; bilinç tanıklıkta olduğunda ise fenomen yalnızca görülür ve geçer.
Mahmut Turut 2026