Zihin Merkez Değilse Özdeşleşme Olmaz

Zihin insanın düşünme, hatırlama ve anlam üretme yetisidir. Zihin sayesinde insan plan yapar, üretir, öğrenir ve hayatın pratik işlerini yürütür. Bu nedenle zihnin çalışması doğal ve gereklidir.
Fakat zihin merkez hâline geldiğinde farklı bir süreç başlar. Zihin kimlik üretir, değer yükler ve yorum yapar. İnsan bu yorumlarla özdeşleşmeye başladığında artık olanı değil, zihnin kurduğu anlamları yaşamaya başlar. İşte bu noktada özdeşleşme ortaya çıkar.
Özdeşleşme, zihnin ürettiği kimlik ve değerlerin gerçeklik gibi yaşanmasıdır. Kişi “ben buyum”, “bu benim”, “böyle olmalı” diyerek zihnin kurduğu yapıları sahiplenir. Bu sahiplenme zamanla yük oluşturur ve insan bu yüklerin içinde yaşamaya başlar.
Oysa zihin merkez değilse durum farklıdır. Bilinç yerinde olduğunda zihin yine çalışır, düşünceler yine ortaya çıkar; fakat zihin merkez değildir. Bu durumda zihnin ürettikleri görülür.
Kimlik görülebilir, değer görülebilir, yorum görülebilir.
Görülen şeyle özdeşleşme olmaz.
Bu nedenle denebilir ki:
Zihin merkez olduğunda özdeşleşme başlar.
Zihin merkez olmadığında ise özdeşleşme söz konusu değildir.
Çünkü bilinç yerinde olduğunda insan zihnin ürettiklerini fenomen olarak görür. Görülen şey ise artık yük hâline gelmez.
Mahmut Turut 226