Olan ile Çelişmiyorsan Bilincin Bütünseldir
- ysmngull
- 7 saat önce
- 1 dakikada okunur
Olan ile çelişmemek, bir kabulleniş ya da pasiflik değildir. Bu hâl, bilincin kendi yerinde olmasıdır. Çelişki, olayın kendisinde değil; bilincin durduğu yerde doğar. Bilinç parçada durduğunda, olanı eksik görür ve olması gerekeni arar. Bu arayış, zaman üretir; zaman da yük üretir. Yükün adı çelişkidir.
Bütünsel bilinçte ise “olan” ile “olması gereken” ayrımı yoktur. Çünkü bilinç, parçadan değil; bütünden bakar. Bütünden bakıldığında her fenomen, bütünün zorunlu açılımı olarak görünür. Burada olan, zaten olması gerekendir. Bu nedenle direnç oluşmaz, itiraz doğmaz, iç gerilim meydana gelmez.
Çelişki, bilincin fenomenle özdeşleştiği noktada başlar. Kişi, bir parçayı merkez alır ve bütünü o parçaya uydurmaya çalışır. Oysa bütünsel bilinçte merkez yoktur. Merkez olmayınca kıyas da yoktur. Kıyas olmayınca yargı düşer. Yargı düştüğünde, olan olduğu gibi görünür.
“Olan ile çelişmiyorsan bilincin bütünseldir” sözü, bir ahlâk öğretisi değil; ontolojik bir ölçüttür. Kişi susuyorsa değil, itiraz etmiyorsa değil; içten içe direnç taşımıyorsa bütündedir. Sessizlik burada bir davranış değil, bir sonuçtur.
Bütünsel bilinç, olanı değiştirmez.
Olanı yük olmaktan çıkarır.
Ve yük ortadan kalktığında,
bilinç kendiliğinden istirahate geçer.
Mahmut Turut, 2026
Yorumlar