Özdeşleşme ve Bağımlılık İlişkisi

Özdeşleşme, zihnin bir şeyle “benim”, “bensiz olmaz”, “buna ihtiyacım var” şeklinde bağ kurmasıdır. Bir fenomen artık sadece bir olay ya da deneyim olmaktan çıkar; kimliğin bir parçası hâline gelir. Bu noktada kişi o şey olmadan kendini eksik hisseder.
İşte bağımlılık dediğimiz durum çoğu zaman bu özdeşleşmenin çok yoğun hâlidir. Bu yüzden örnekleriniz doğru bir noktaya işaret ediyor: Uyuşturucu bağımlılığı → kişi madde ile özdeşleşmiştir. Kumar bağımlılığı → kişi o heyecanla özdeşleşmiştir. Kadın veya erkek bağımlılığı → kişi ilişki veya kişi üzerinden kimlik kurmuştur. Para bağımlılığı → kişi değeri para ile eşitlemiştir. Bu durumlarda fenomen artık sadece bir deneyim değildir; kişinin kimliğine bağlanmıştır. Bu yüzden kişi onsuz kalınca; huzursuz olur, boşluk hisseder, kaygı yaşar. Çünkü zihin o fenomeni “benim hayatımın parçası” hâline getirmiştir.
Süreç genelde şöyle ilerler: Fenomen → kimlik → değer → özdeşleşme → bağımlılık → yük
Yani bağımlılık çoğu zaman özdeşleşmenin ileri seviyesidir. Bilinç yerinde olduğunda Bilinç yerinde olduğunda fenomen görülür. Bir duygu, bir ilişki, bir para kazanma isteği veya bir zevk ortaya çıkabilir; fakat kişi bunu kimliğine dönüştürmez. Bu yüzden bağımlılık oluşmaz. Çünkü görülen şey: “Ben” değildir, sadece bir fenomendir.
Sonuç: “Bağımlılık, özdeşleşmenin ağırlaşmış hâlidir.” veya “Özdeşleşme bağımlılığı doğurur; farkındalık bağımlılığı çözer.”
Mahmut Turut 2026