Özgürlük: Önyargılardan Arınma ile Başlar

Özgürlük çoğu zaman dış koşullarla ilişkilendirilir. Oysa insanın asıl sınırı dışarıda değil, zihninde taşıdığı önyargılardadır. Geçmiş deneyimler, öğrenilmiş kabuller ve toplumsal kalıplar zamanla zihinde hazır yargılar oluşturur. İnsan çoğu zaman fark etmeden bu kalıplarla düşünür, değerlendirir ve hareket eder.
Önyargı, görmeden hüküm vermektir. Kişi olanı olduğu gibi görmek yerine, zihninde zaten var olan anlamlarla yaşar. Bu durumda bilinç geri planda kalır, zihin merkez olur. İnsan özgür olduğunu sanır; fakat aslında hazır kalıpların içinde hareket eder.
Özgürlük ise bu otomatiklikten çıkışla başlar. İnsan, taşıdığı yargıları fark ettiğinde ve onları mutlak kabul etmekten vazgeçtiğinde, görme alanı açılır. Artık tepki vermek yerine görmeye, hüküm vermek yerine anlamaya başlar. Bu da aklın temizlenmesi değil; arınmasıdır. Yani akıl yok edilmez, fakat önyargının etkisinden kurtulur.
Bu nedenle denebilir ki: Özgürlük, aklın önyargılardan arınmasıyla başlar. Çünkü ancak önyargı çözülmeye başladığında insan olanı olduğu gibi görebilir ve kendi ilkesine göre hareket edebilir.
En sade hâliyle:
Önyargı daraltır,
görme açar.
Özgürlük, görmenin başladığı yerdir.
— Mahmut Turut