Akış Çelişkisizdir, Çelişki Bakıştadır

İnsan hayatı iki şekilde yaşar: ya çelişkili yaşar ya çelişkisiz yaşar. Üçüncü bir yol yoktur. Çelişki, hayatın kendisinde değildir. Akış doğası gereği çelişkisizdir. Çelişki, olan ile olması gereken arasında bir mesafe kurulduğunda ortaya çıkar. Bu mesafe dış koşullardan, olaylardan ya da insanlardan değil; bilincin nereden baktığından doğar.
İnsan çelişkili yaşıyorsa olanı yeterli bulmaz. Olanı değiştirmeye çalışır, geçmişe ve geleceğe taşır. Bu durumda bilinç parçadan bakar, parçayı merkez alır ve akışı kendi ölçüsüne uydurmak ister. Akış devam eder ama ağırlaşır. Yaşanan şey değişmez; fakat taşınan şey artar. Aslında akışla bir çatışma yoktur. Çatışma, bilincin bakışıyla kurduğu ilişkidedir.
Çelişkisiz yaşamda ise durum farklıdır. İnsan olanla mücadele etmez, savunma üretmez, düzeltme ihtiyacı duymaz. Bilinç kendi yerindedir. Zamansızlıktan bakar ve akışı oluş olarak seyreder. Bu hâlde yük yoktur, taşıma yoktur, zaman sırtlanılmaz. Akış yine aynıdır; değişen yalnızca bakılan yerdir.
İnsan çelişkili yaşıyorsa, bu onun zayıf olduğu ya da hata yaptığı anlamına gelmez. Bu yalnızca bilincin nereden baktığını bilmediğini gösterir. Çelişki bir kusur değil, bir işarettir. Bilincin kendi yerini unuttuğunun işaretidir.
Yer hatırlandığında çelişki çözülmez; kendiliğinden düşer. Çünkü çelişki ortadan kaldırılması gereken bir şey değil, yanlış konumun sonucudur. Bilinç kendi yerinde durduğunda akış zaten olduğu gibi kalır.
Ve o zaman görülür ki akış hiçbir zaman çelişkili değildi. Çelişki, yalnızca bakıştaydı.
Mahmut Turut 2025