Akış Kaybolduğunda Fark Edilir

Akış kaybolduğunda fark edilir. Çünkü akış varken fark eden yoktur. Akış, yaşanan bir hâl değildir; yaşayanın geri çekildiği bir açıklıktır.
Bu yüzden akışta bilinç kendini duyurmaz, merkeze geçmez, iz bırakmaz. Akıştayken hiçbir şey eksik değildir.
Ama fazlalık da yoktur. Soru yoktur. Değerlendirme yoktur. “Ben” yoktur.
Akış kaybolduğunda ise ilk gelen şey ağırlıktır. Bir iç daralma, bir tutma, bir geri dönme. Bir şey olur ama bitmez. Olan geçmez. Zihinde kalır, tekrar eder, anlatıya dönüşür.
İşte o an fark edilir: Akış yoktur artık. Çünkü akışın yokluğu kendini hemen belli eder. Zaman uzar. Zihin konuşur.
Geçmiş çağrılır, gelecek hazırlanır. Akıştayken zaman silinmiştir. Kaybolduğunda zaman geri gelir.
Bu yüzden akış varlığıyla değil, yokluğuyla anlaşılır. Sessizlik gibidir. Bozulana kadar fark edilmez. Sağlık gibidir.
Kaybedilince hissedilir.
Akışın ölçüsü ne kadar sürdüğü değil, kaybolduğunda bıraktığı izdir. Eğer bir şey olduktan sonra sende kalıyorsa,
akış yoktur. Eğer olup bitmişse ve içinden geçip gitmişse, orada akış vardı.
Ama bunu o an bilemezdin. Çünkü akışta bilmek yoktur. Bilmek başladığında akış çoktan bitmiştir.
Mahmut Turut 2026