top of page

Temsil ve Özdeşleşme

Temsili olanla bilinç özdeşleşebilir.

Çünkü özdeşleşme, ancak bir temsil ile mümkündür.

Temsil, olanın kendisi değildir;

olan hakkında zihnin kurduğu bir biçimdir.

Zihin, olanı doğrudan taşıyamaz.

Onun yerine imgeler, düşünceler, kavramlar ve hikâyeler üretir.

Bu üretilenler, olanın yerini tutmaz;

sadece onun zihinsel izdüşümleridir.

Ama bilinç, bu izdüşümleri gerçek sanabilir.

İşte özdeşleşme burada başlar.

Bilinç, temsili olanla “ben” ilişkisi kurduğunda

olan ile temsil karışır.

Taşınan artık olan değil,

olan sanılan zihinsel yapıdır.

Olanla özdeşleşme olmaz.

Çünkü olan bütündür, bölünmez ve temsil edilmez.

Bütünle ilişki kurulmaz;

bütün sadece görülür.

Özdeşleşme daima zihinsel düzlemdedir.

Düşünceyle, kimlikle, anlatıyla, zamanla olur.

Bu yüzden yük, ontolojik değil;

tamamen zihinsel bir durumdur.

Temsil görüldüğü anda

özdeşleşme çözülür.

Çözüldüğünde yeni bir şey oluşmaz;

sadece yanlış yerde kurulan bağ düşer.

Geriye kalan,

baştan beri var olan olandır.

Temsili olanla bilinç özdeşleşebilir.

Ama gerçek olanla sadece seyir vardır.

Mahmut Turut-2026

bottom of page