Bütün ve Yük

Olan, yeniden bütün olmaz; zaten bütündür.
Bütünlük, sonradan kazanılan bir durum değildir. Parçaların toplanmasıyla oluşmaz, bir çabayla elde edilmez. Olan, baştan itibaren bütündür; eksik olan, olanın kendisi değil, ona yüklenenlerdir.
Yük, bilincin olana eklediği her şeydir.
Anlamlandırma, yorum, beklenti, korku ve sahiplenme… Bilinç bu eklemeleri yaptığında, olan artık olduğu gibi kalmaz. Taşınır, devam ettirilir, zamana yayılır. Böylece olan, parça parça yaşanır.
Parça, olanın doğasında yoktur.
Parça, yükle birlikte ortaya çıkar. Yüklenen şey karşıya alınır; karşıya alınan şey ayrılır; ayrılan şey parça olur. Bu yüzden bütün bozulmuş gibi görünür. Oysa bozulan, olan değil; bilincin bakışıdır.
Yükler düştüğünde, olan değişmez.
Yeni bir bütün kurulmaz. Bir şey eklenmez. Sadece araya girenler çekilir. Araya girenler çekildiğinde, olan kendi bütünlüğüyle görünür hâlde kalır.
Bu nedenle farkındalık bir kazanım değildir.
Bir ilerleme ya da genişleme değildir. Farkındalık, yüklerin düşmesidir. Yükler düştüğünde, olan olduğu gibi kalır.
Olan, yeniden bütün olmaz;
zaten bütündür.
Sadece üzerindeki yükler düşer.
Mahmut Turut-2026