top of page

Baklayı Görmek ve Gördüğünü Görmek

Baklayı Görmek ve Gördüğünü Görmek
00:00 / 01:04

Bakla önce bir fenomendir. Ortaya çıkar. Görülür. Tadı, yapısı, bedendeki karşılığı fark edilir. Bu ilk düzeyde bakla, yalnızca bir besin olarak değil, bilinç alanında beliren bir görülen olarak durur. Bu haliyle bakla ne iyidir ne kötüdür. Ne faydalıdır ne zararlıdır. 


Önce sadece vardır. Sonra zihin devreye girer. Karbonhidrat der, protein der, lif der, vitamin der, mineral der.

Baklayı tanımlar, sınıflar, anlamlandırır. Bu da doğaldır. Çünkü zihin görüleni isimlendirir. Fakat burada asıl önemli olan yalnızca baklayı görmek değildir. Asıl önemli olan, baklayı gördüğünü de görmektir. Çünkü baklayı görmek bir bilgidir; baklayı gördüğünü görmek ise bilincin kendi konumunu fark etmesidir.


İşte bu fark ortaya çıktığında, kişi artık yalnızca “bakla nasıl bir besindir?” diye bakmaz. Aynı zamanda “ben bu baklaya nereden bakıyorum?” sorusu da açılır. Onu yalnızca bir karbonhidrat olarak mı görüyorum, yalnızca bir protein olarak mı tanımlıyorum, yoksa önce fenomen olarak mı fark ediyorum?


Bu ikinci görme ile birlikte bakla, yalnızca besin değerlerinden ibaret kalmaz. Bedende nasıl bir etki oluşturduğu, enerjiyi nasıl verdiği, lifle emilimi nasıl yavaşlattığı, proteiniyle sistemi nasıl desteklediği daha açık görünür hâle gelir. Bakla bu durumda ne sadece karbonhidrattır, ne sadece proteindir.


O, enerjiyi yavaş veren, lifle akışı dengeleyen, sistemi ani yüke götürmeyen bir besin fenomeni olarak görünür.

Yoğurtla birlikte alındığında başka görünür, yağla birlikte alındığında başka dengelenir, hareketle desteklendiğinde bedende başka bir karşılık bulur. Bütün bunlar, baklanın yalnızca tanımını değil, fenomen olarak işleyişini görmeye başlamakla anlaşılır.


Demek ki mesele sadece baklayı bilmek değildir.  Mesele, baklayı fenomen olarak görmek ve bu görmenin kendisini de fark etmektir. Çünkü ancak o zaman bilgi, dışarıda duran bir tanım olmaktan çıkar; doğrudan görülen bir düzene dönüşür. Bu yüzden bakla, yalnızca yenilen bir besin değildir. Görüldüğünde, bedendeki dengeyi işaret eden bir fenomendir.


Gördüğünü görmek ise, bu fenomeni yalnızca tanımlamak değil, onunla kurulan bakışı da görünür kılmaktır.

Ve tam burada kişi şunu fark eder: Bakla sadece bir yiyecek değildir; bedende yavaş enerji, lifli denge ve kontrollü kullanım olarak açığa çıkan bir fenomendir. 


 Mahmut Turut  2026

bottom of page