top of page

Beklentiler ve Çatışma

Beklentiler ve Çatışma
00:00 / 01:04

Toplumsal ilişkiler çoğu zaman beklentilerin merkezinde şekillenir. İnsanlar birbirlerinden belirli davranışlar bekler, olayların belirli bir şekilde gerçekleşmesini isterler. Bu beklentiler ortaya çıktığında bilinç çoğu zaman zihnin alanına kayar ve zihin merkez hâline gelir.


Zihin devreye girdiğinde “olması gereken” sahneye çıkar. İnsan artık hayatı olduğu gibi görmek yerine, nasıl olması gerektiğine dair ölçüler üretmeye başlar. Bu ölçüler toplumsal ilişkilerin içinde sürekli yeniden üretilir.

Beklentiler gerçekleştiğinde kişi kendisini rahat hisseder. Çünkü zihin kurduğu düzenin korunduğunu düşünür. Fakat beklentiler gerçekleşmediğinde durum değişir. Olan şey zihnin kurduğu “olması gereken” ile uyuşmadığında bir çatışma ortaya çıkar.


İşte bu noktada akış ile zihin karşı karşıya gelir. Hayat kendi akışı içinde ilerlerken, zihin hayatın belirli bir şekilde gerçekleşmesini ister. Bu iki durum örtüşmediğinde yükler sahneye çıkar. Öfke, kırgınlık, hayal kırıklığı ve huzursuzluk bu çatışmanın içinde ortaya çıkar.


Bu nedenle denebilir ki:

Beklentiler zihnin “olması gereken” dünyasını kurar.

Akış bu beklentilerle çatıştığında ise yük ortaya çıkar.


İnsan hayatı beklentiler üzerinden yaşadığında yüklerle karşılaşır; hayatı fenomen olarak gördüğünde ise akışla daha uyumlu bir ilişki kurmaya başlar.


Mahmut Turut 2026

bottom of page