Bilincin Nerede Olduğunu Sormak

Sıkıntılı hâller yaşadığımda kendime sık sık şu soruyu soruyorum: Bilincim nerede?
Bu soruyu sorduğumda çoğu zaman bilincimin zamanda olduğunu ve zihnimin merkez hâline geldiğini fark ediyorum. Özellikle geçmişte yaptığım hatalar hafızada tekrar ortaya çıktığında aynı duygular yeniden yaşanabiliyor. Fakat zamanla bu durumu daha kısa sürede fark edebildiğimi görüyorum.
Günlük yaşamda da bilincimin yerinde olma hâlinin daha fazla kendini gösterdiğini hissediyorum. Çünkü yaşanan birçok sıkıntının aslında kimliklere yüklenen değerlerden ve hafızadaki beklentilerle olanın çatışmasından doğduğunu görebiliyorum. Bu nedenle sık sık kendi içimde analiz yapıyor ve bilincimin nerede olduğunu anlamaya çalışıyorum.
Zaman geçtikçe bilincimin konumunu daha hızlı fark edebildiğimi görüyorum. Örneğin bir durumu kabullenmekte zorlandığımda yine aynı soruyu soruyorum: Bilincim neden zamanda? Çünkü biliyorum ki bilinç yerinde olsaydı çatışma ortaya çıkmayacaktı. Çatışma varsa büyük ihtimalle zihin merkez olmuştur ve bilinç zamanda kalmıştır.
Bazen günlük hayatta küçük olaylarda da bunu görebiliyorum. Mesela bir oyunu kaybettiğimde “sen böyle yaptığın için kaybettim” ya da “o şöyle söylediği için kaybettim” gibi düşünceler ortaya çıkabiliyor. Aslında bu kabullenmekte zorlanmanın bir göstergesidir ve bilincin parçada olduğuna işaret eder.
Bazen de sebepsiz bir sıkıntı hissediyorum. Canım sıkılıyor ve yürüyüşe çıkmak istiyorum. Örneğin o gün 2000 kaloriden fazla aldığımı fark ettiğimde bunu dengelemek için yürüyüşe çıkıyorum. İlk bakışta bu durum bilincin zamanda olduğu şeklinde de yorumlanabilir. Fakat çoğu zaman bunu bedenin ihtiyacını görmek olarak da yaşayabiliyorum.
Bedenin durumunu fark ettiğimde doğal olarak hareket etme isteği ortaya çıkıyor. Yürüyüş yapmak ya da kültürfizik hareketleri yapmak bu farkındalığın sonucu olarak kendiliğinden gerçekleşiyor.
Bu nedenle hayatın içinde sık sık kendime şu soruyu sormanın çok önemli olduğunu görüyorum:
Bilincim nerede? Bu soru sorulduğunda insan çoğu zaman zihnin kurduğu yorumları fark etmeye başlıyor. Bilincin konumu görüldüğünde ise olan ile zihnin kurduğu anlam arasındaki fark daha açık hâle geliyor. Böylece insan zamanla bilincinin yerini daha hızlı fark edebiliyor.
Mahmut Turut 2026