top of page

Dünyada Gördüğüm Her Şey,
Olması Gerekenin Olmuş Hâlidir.

Dünyada Gördüğüm Her Şey, Olması Gerekenin Olmuş Hâlidir.
00:00 / 01:04

Bu söz, bir kader cümlesi değildir;

bir kabulleniş hiç değildir.

Bu, bakışın yer değiştirmesidir.

Zihin, geleceğe bakar.

“Olması gereken”i ileride arar.

Bu arayışta zaman uzar, yük ağırlaşır.

Çünkü zihin, olanla yetinmez.

Bilinç ise durur.

Durmak, geri çekilmek değildir.

Durmak, yerine geçmektir.

Yerine geçen bilinç şunu görür:

Olan, eksik değildir.

Olan, yanlış değildir.

Olan, gecikmiş değildir.

Olan, tam da burada ve tam da şimdi,

bütünün kendi düzeninde

yerini bulmuştur.

Bu yüzden bütünsel bilinçte

“olması gereken” diye bir arayış kalmaz.

Arayış bittiğinde

dünya susar;

suskunlukta düzen görünür.

Bir ağaç eğik duruyorsa,

bu bir kusur değildir.

Bir insan öfkeli ise,

bu bir sapma değildir.

Bir olay yıkıcı görünüyorsa,

bu bir hata değildir.

Bunlar, bütünde

yerine gelmiş görünümlerdir.

Seyir, bunları düzeltmez.

Seyir, onaylamaz da.

Seyir, yerli yerindeliği fark eder.

Zihin sorar:

“Neden böyle oldu?”

Bilinç cevap vermez.

Çünkü cevap, sorunun önündedir.

Olan, olmuş hâliyle

olması gerekeni taşır.

Geriye yalnızca

bakışın ağırlığını bırakmak kalır.

Bırakıldığında,

dünya yük olmaktan çıkar;

oluş manzaraya dönüşür.

Mahmut Turut – 2025

bottom of page