Değer, Yük ve Seyir

Değer yargılarımız, insanın yükleridir. Bu değerler gerçek olan değildir; gerçek olanın üzerine örtülen zihinsel katmanlardır. İyi–kötü, doğru–yanlış, gerekli–gereksiz gibi ayrımlar olanı olduğu gibi görmeyi engeller. Değerler devredeyken bilinç olana bakmaz; olması gerekene bakar.
Bu durumda görülen şey bütün değil, bütünün parçalanmış bir tasviridir. Gerçek olan geri çekilir, yerine değerlerin oluşturduğu anlatı geçer. Bu yüzden değerlerle bakıldığında bütün fark edilmez. Çünkü bütün, yargıyla görülmez.Bütün, karşısına bir ölçüt konulduğunda görünmez olur. Ne zaman ki değerlerin gerçek olan olmadığı fark edilir, işte o anda yük çözülmeye başlar.
Bu çözülme bir reddiye değildir; bir savaş ya da yıkım hiç değildir. Sadece yanlış yerde kurulan bağın fark edilmesidir. Değerler düştüğünde olan değişmez. Değişen, bilincin konumudur. Bilinç aradan çekildiğinde gerçek olan kendiliğinden görünür.Gerçeğin görülmesi, bütünün görülmesidir. Bütün görüldüğünde taşıma sona erer. Bu hâle seyir denir.
Seyir, değersiz bir yaşam değildir; yükten arınmış bir yaşamdır. Burada olan yargılanmaz, taşınmaz, sadece görülür.
Mahmut Turut 2026