top of page

Değerlerle Yaşamak ve Olanı Görememek

Değerlerle Yaşamak ve Olanı Görememek
00:00 / 01:04

İnsan hayatın içinde birçok davranışı değerler üzerinden değerlendirir. Örneğin bir kişi kumar oynarken büyük bir zevk alabilir. O anda kendisini dünyanın en mutlu insanı gibi hissedebilir. Başka bir kişi ise kumar oynamaz. Bunun sebebi parasının olmaması olabilir, kumarı haram veya günah olarak görmesi olabilir ya da ailesinin ve çocuklarının rızkını riske atmak istememesi olabilir.

Bu iki durumun arkasında da çoğu zaman değerler vardır. Bir kişi için kumar keyif ve kazanç anlamı taşırken, başka bir kişi için günah, sorumsuzluk veya zarar anlamına gelebilir. Görünürde farklı davranışlar olsa da her iki durumda da zihin değerler üzerinden hareket etmektedir.

Bu nedenle çoğu zaman olanı saf bir şekilde göremeyiz. Olayları doğrudan fenomen olarak görmek yerine, zihnin yüklediği anlamlarla birlikte görürüz. Böylece yaşadığımız şey yalnızca olayın kendisi değil, o olay hakkında taşıdığımız değerler ve yorumlar olur.

Bu durumda insan çoğu zaman olanı değil, olması gerekeni yaşamaya çalışır. Zihin bir ölçü oluşturur ve hayatın bu ölçüye göre gerçekleşmesini ister. Fakat hayat her zaman zihnin kurduğu ölçülere göre ilerlemez.

Olan ile olması gereken karşı karşıya geldiğinde ise çatışma ortaya çıkar. İnsan bu çatışmayı yaşadığında stres, sıkıntı ve huzursuzluk ortaya çıkabilir. Çünkü kişi hayatın kendisini değil, zihnin kurduğu beklentileri taşımaktadır.

Bu nedenle denebilir ki:

Zihin değerler üretir ve hayatı bu değerler üzerinden yorumlar.

Böylece insan çoğu zaman olanı değil, olması gerekeni yaşamaya çalışır.

İnsan fenomeni görebildiğinde ise olan ile zihnin kurduğu anlam arasındaki fark da görünür hâle gelir. İşte bu fark görüldüğünde hayatın ağırlığı da azalmaya başlar.

Mahmut Turut 2026

bottom of page