top of page

Denge Kurulmaz, Görülür

Denge Kurulmaz, Görülür
00:00 / 01:04

İnsan bedenine dışarıdan giren temel besinler bellidir: Proteinler, yağlar, karbonhidratlar, vitaminler ve mineraller.

Bütün mesele bu besinlerin dengeli şekilde alınmasıdır.


Çünkü beden bu maddelerle çalışır, kendini yeniler ve dengesini korur. Fakat burada temel bir gerçek vardır:

Fazla olan yük olur, eksik olan da yük olur. Bu yüzden yapılması gereken, miktarı ayarlamaktır. İnsan besini alır,

hareket eder, şartları düzenler. Ama dengeyi kuran bedenin kendisidir. Çünkü beden bir mekanizma değil,

bir akıştır.


Akışta olan zorlanmaz. Zorlanan şey, akıştan kopmuştur. Bu yüzden beslenmede asıl mesele kontrol değil, uyumdur. İnsan dengeyi kurmaya çalıştıkça zorlar. Fakat akışı gördüğünde, zorlama ortadan kalkar. Bilinç yerinde olduğunda, bedenin işleyişi görülür. Neyin fazla olduğu, neyin eksik olduğu fark edilir. Bu fark edişle birlikte kişi artık müdahale etmez, uyum sağlar.


Çünkü görür ki: Denge kurulacak bir şey değildir, zaten oluşmaktadır. Fakat bilinç yerinde değilse, bu süreç görülmez. İnsan ya fazlaya gider ya eksiğe düşer ve yük oluşur. Aynı durum yaşamın tamamı için de geçerlidir.

Bilinç yerindeyse mesafe vardır. Mesafe varsa özdeşleşme yoktur. Özdeşleşme yoksa yük oluşmaz. Fakat bilinç parçadaysa, mesafe ortadan kalkar. Kişi gördüğü ile birleşir. Bu birleşme özdeşleşmedir. Ve özdeşleşme, yükün başlangıcıdır.


Sonuç olarak: Beslenmede de yaşamda da fazla da yük, eksik de yüktür. Denge ayarlamakla başlar, ama görmekle ortaya çıkar.


Mahmut Turut  2026

bottom of page