top of page

Dengeyi Zihin Değil, Bilinç Kurar

Dengeyi Zihin Değil, Bilinç Kurar
00:00 / 01:04

İnsan çoğu zaman dengeyi zihnin kurduğunu sanır. Oysa zihin denge kuran değil, sürekli karşılaştıran bir yapıdır. Zihin hafızaya bakar, ölçer, kıyaslar, eksik bulur, fazla bulur ve olanı bir ölçüye göre yargılar. Bu yüzden zihin merkezde olduğunda insanın içinde sessizlik değil, gerilim oluşur. Çünkü zihin, olanı olduğu gibi görmekten çok, onu “olması gereken” ile karşılaştırır.


Zihnin hareketi çoğu zaman denge değil, müdahaledir. Bir durumu hemen düzeltmek ister, bir duyguyu bastırmaya çalışır, bir düşünceyi kesinleştirir, bir olayı kendi yorumuna göre anlamlandırır. Böylece insan olanı değil, zihnin kurduğu ilişkiyi yaşamaya başlar. Bu durumda denge bozulur; çünkü kişi artık gerçeklikle değil, yorumlarla temas hâlindedir.


Bilinç ise bambaşka bir yerde durur. Bilinç yerinde olduğunda olanı görür. Görme başladığında zihin tamamen yok olmaz, ama merkez olmaktan çıkar. Düşünceler, duygular ve yorumlar yine ortaya çıkabilir; fakat artık insan onlarla bütünüyle özdeşleşmez. Arada bir açıklık doğar. İşte denge bu açıklıkta ortaya çıkar.


Bu yüzden denge, zihnin kurduğu bir düzen değildir. Gerçek denge, bilincin yerinde olmasıdır. Bilinç yerinde olduğunda insan ne fazlalığın ne eksikliğin içinde kaybolur. Olanı görür, yorumun geldiğini de fark eder ve böylece yük üretmeden kalabilir. Zihin parçalar arasında dolaşır; bilinç ise parçaları görerek bütünde kalır.


Kısacası zihin denge kuramaz; çünkü onun doğası ayırmak, kıyaslamak ve yorumlamaktır. Bilinç ise denge kurar; çünkü bilinç, olanı olduğu gibi görebildiğinde insanı yeniden kendi merkezine çağırır. Denge, zihnin başarısı değil, bilincin yerinde oluşudur.


Mahmut Turut 2026

bottom of page