top of page

Dişilik Ve Erkeklik Yönleri Bilinçte Yük Olmaz

Dişilik Ve Erkeklik Yönleri Bilinçte Yük Olmaz
00:00 / 01:04

Biyolojik olarak kadın olan bir insanda hem hissetme hem de eylem boyutu vardır. Çoğu zaman hissetme yönü daha belirgindir. Yakınlık kurma, anlama, kabul etme ve duyguları hissetme daha önde olabilir. Eylem yönü ise zaman zaman daha geri planda kalabilir.

Fakat bu her zaman böyle değildir. Bazı durumlarda eylem yönü öne çıkar, hissetme geri planda kalabilir. Kişi daha çok karar alan, yön veren ve harekete geçen bir hâlde olabilir.

Bu değişimler doğaldır. Çünkü bu yönler sabit değildir. Akış içinde ortaya çıkar, değişir ve kaybolur.

Sorun, bu yönlerin kendisi değildir. Sorun, zihnin bunları yorumlamasıdır.

Zihin devrede olduğunda kişi kendini tanımlar. “Ben böyleyim”, “ben hep böyle olmalıyım” gibi düşünceler oluşur. Bu tanımlar bir tarafı öne çıkarır, diğer tarafı geri plana iter. Böylece denge bozulur ve yük oluşur.

Bilinç devrede olduğunda ise durum değişir. Kişi hem hissetme hem de eylem yönünü görür. Bu yönlerin ne zaman ortaya çıktığını, nasıl değiştiğini fark eder.

Bu noktada bu yönler kimlik olmaktan çıkar, birer fenomen hâline gelir. Bazen hissetme öne çıkar, bazen eylem. Ama kişi bunlara tutunmaz.

Bu yüzden bu yönlerin hangisinin daha ağır olduğu önemini kaybeder. Çünkü artık belirleyici olan zihin değil, bilinçtir.

Bilinç yerinde olduğunda, her iki yön de olduğu gibi görülür. Görülen şey yük olmaz. Böylece kişi hem hissedebilir hem hareket edebilir ama hiçbirine bağlı kalmaz.

Sonuç olarak, hissetme ya da eylem yönünün ağır olması tek başına bir anlam taşımaz. Anlamı oluşturan zihindir. Bilinç devrede olduğunda ise bu ayrım ortadan kalkar ve her şey akışın bir parçası olarak görülür.

Mahmut Turut 2026

bottom of page