top of page

Egonun Çözülmesi ve Bilincin Yerinden Bakışı

Egonun çözülmesi, bir başarı ya da ulaşılan yeni bir bilinç hâli değildir.

Bu çözülme, bilincin yerinden baktığının göstergesidir.

Başka bir deyişle ego çözüldüğünde, bilinç bir şey kazanmaz;

sadece yanlış durduğu yeri fark eder.

Ego, bilincin oluşla özdeşleşmiş hâlidir.

Bilinç parçada durduğunda, olan biteni kendine bağlar, sahiplenir ve taşır.

Bu sahiplenme doğal olarak yük üretir.

Yük arttıkça ego güçlenmiş gibi görünür;

oysa bu, bilincin yerinden daha da uzaklaştığının işaretidir.

Egonun çözülmesi, bilincin parçada durmayı bırakmasıyla olur.

Fakat bu bırakış, iradeyle yapılan bir terk ediş değildir.

Bilincin yerinden bakışı ancak fark edilir;

kararla, çabayla ya da yöntemle kurulmaz.

Çünkü bilincin yerinden bakışı bir eylem değil,

bir görmedir.

Bu görme anında ego çöker.

Çökme bir yıkım değildir;

merkez olma iddiasının kendiliğinden düşmesidir.

Bilinç, artık oluşun içinde kaybolmadığını,

oluşu taşıyan bir merkez olmadığını fark eder.

Bu fark edişle birlikte oluş değişmez.

Fenomenler yine görünür, hayat aynı akışla sürer.

Ancak bilinç artık oluşa sahip çıkmaz.

Olan olur; fakat taşınmaz.

Seyir burada başlar.

Önemli olan şudur:

Egonun çözülmesi “ben egosuzum” demekle anlaşılmaz.

Bilincin yerinde olup olmadığı,

sadece yük olup olmamasıyla fark edilir.

Yük yoksa, bilinç yerindedir.

Yük varsa, bilinç parçada duruyordur.

Sonuç olarak egonun çözülmesi,

bilincin yerinden baktığının ilanı değildir;

bilincin yerinden baktığının fark edilişidir.

Bu fark edişte bilinç görünmez olur.

Ama her şey yerli yerine oturur.

Mahmut Turut- 2026

bottom of page