En Zayıf Anda Kendine Kalmak

Dayanaklar çekildiğinde insan kendine kalır.
Ve bazen insanın kendisiyle ilk gerçek karşılaşması, tam da en zayıf anında olur.
İnsan çoğu zaman hayatını dış dayanaklarla sürdürür.
Birine güvenir, bir role tutunur, bir başarıya yaslanır, bir alışkanlıktan güç alır.
Bunlar varken kendisiyle tam olarak karşılaşmaz.
Çünkü hep arada bir destek, bir örtü, bir dayanak vardır.
Fakat öyle anlar gelir ki bunlar birer birer çekilir.
İnsan artık dışarıdan beslenemez, dışarıya yaslanamaz.
İşte o anda kendisiyle baş başa kalır.
Bu an ilk bakışta bir çöküş gibi görünür.
Ama daha derinde, bu bir açılıştır.
Çünkü insan ilk defa kaçmadan, örtmeden, oyalanmadan kendi içiyle temas eder.
Neye dayandığını, neyi taşıdığını, neden yorulduğunu o zaman daha açık görür.
Bu yüzden en zayıf an, her zaman yalnızca güçsüzlük değildir.
Bazen insanın kendine en yakın olduğu andır.
Çünkü dış dayanaklar çekildiğinde, geriye kalan şey gerçekten kendisidir.
Sonuç olarak insan bazen en güçlü zamanlarında değil,
en zayıf anlarında kendini bulmaya başlar.
Çünkü dayanaklar çekildiğinde, saklanacak yer kalmaz;
ve insan ilk kez kendine kalır.
Mahmut Turut – 2026