Erkek Bir İnsanda Dişilik Ve Erkeklik Yönü

İnsan sadece biyolojik bir varlık değildir. Bedeni vardır ama aynı zamanda duyguları, düşünceleri ve bilinci vardır. Bu yüzden erkeklik ve dişilik sadece bedene ait değildir; insanın içinde ortaya çıkan iki farklı yön olarak görülebilir.
Biyolojik olarak erkek olan bir insanda da hem erkeklik hem dişilik yönü vardır. Erkeklik daha çok hareket, yön verme, karar alma ve ortaya koyma ile ilgilidir. Dişilik ise hissetmek, almak, kabul etmek ve bağ kurmakla ilgilidir.
Bu iki yön her insanda birlikte bulunur. Fakat her zaman aynı dengede olmayabilir.
Bu nedenle biyolojik olarak erkek olan bir kişide dişilik yönünün daha baskın olması mümkündür. Kişi daha çok hissetmeye, anlamaya, bağ kurmaya ve kabul etmeye yatkın olabilir. Bu, onun eksik ya da yanlış olduğu anlamına gelmez. Sadece o anki yapısının ve deneyiminin bir ifadesidir.
Fakat burada dikkat edilmesi gereken şey şudur: Bu yönlerin kimlik hâline gelmesi.
Zihin devreye girdiğinde kişi kendini tanımlamaya başlar. “Ben böyleyim”, “ben şöyle olmalıyım” gibi düşünceler oluşur. Bu da doğal olanın akışını sınırlar ve yük oluşturur.
Bilinç devrede olduğunda ise kişi hem hareket eden hem hisseden yönünü birlikte görür. Bazen karar alır, bazen sadece hisseder. Bazen ilerler, bazen durur. Bu yönler sabit değildir; akış içinde ortaya çıkar ve geçer.
Sonuç olarak biyolojik olarak erkek olan bir insanda dişilik yönünün ağır basması mümkündür. Bu bir sorun değildir. Sorun, bunu sabit bir kimlik hâline getirmek ve ona tutunmaktır.
Bilinçle birlikte kişi bu yönleri görür, ama hiçbirine bağlı kalmaz. Böylece hem hareket hem his alanı dengede ve doğal şekilde yaşanır.
Mahmut Turut 2026