Erkeklik Ve Dişilik Bilinçle Nasıl İlişkilidir

İnsan sadece bedenden ibaret değildir. Aynı zamanda zihni, duyguları ve bilinci olan bir varlıktır. Erkeklik ve dişilik dediğimiz şey de yalnızca biyolojik bir durum değil, insanın içinde farklı şekillerde ortaya çıkan iki yön olarak görülebilir.
Erkeklik yönü genellikle hareketle, yön verme ile, karar alma ile ilgilidir. Bir şeyi başlatmak, planlamak ve ortaya koymak bu yönle ilişkilidir. Dişilik yönü ise daha çok hissetmekle, almakla, kabul etmekle ve olanı karşılamakla ilgilidir.
Bu iki yön aslında hayatın içinde sürekli birlikte çalışır. Birinde hareket vardır, diğerinde açıklık vardır. Biri yön verir, diğeri olanı kabul eder. Biri dışa doğru akar, diğeri içe doğru hisseder.
Fakat insan çoğu zaman bu iki yönü dengede yaşamaz. Zihin devrede olduğunda, bu yönler kimlik hâline gelir. Kişi kendini sadece “güçlü olmak zorundayım” ya da “hep anlayışlı olmalıyım” gibi tanımlarla sınırlar. Böylece doğal akış bozulur ve bu alanlar yük üretmeye başlar.
Bilinç devrede olduğunda ise durum değişir. Kişi hem hareket eden tarafını hem de hisseden tarafını görmeye başlar. Ne sadece yön vermeye tutunur ne de sadece kabule. Her ikisinin de ortaya çıkışını fark eder.
Bu noktada erkeklik ve dişilik bir kimlik olmaktan çıkar, birer fenomen hâline gelir. Bazen karar alınır, bazen sadece hissedilir. Bazen hareket edilir, bazen durulur. Hepsi akışın içinde ortaya çıkar ve geçer.
Bilinç bu iki yönü dengede tutmaya çalışmaz. Sadece onların ortaya çıkışını görür. Bu görme ile birlikte zorlama ortadan kalkar. Kişi ne olması gerektiğine göre değil, olanın içinden hareket etmeye başlar.
Sonuç olarak erkeklik ve dişilik bilinçle birlikte daha net anlaşılır. Zihin bunları kimlik hâline getirir ve sınırlar. Bilinç ise bu yönlerin ortaya çıkışını görür ve özgür bırakır.
İnsan, bilinçle birlikte hem hareket edebilir hem hissedebilir. Ama bunların hiçbirine bağlı kalmaz. Bu da akışla uyumlu bir yaşamın kapısını açar.
Mahmut Turut 2026