Eylemi Yaşamak ve Eylemi Görmek

İnsan hayatı boyunca sürekli eylem hâlindedir. Yürür, konuşur, yer, düşünür, tepki verir. Bu eylemler çoğu zaman fark edilmeden gerçekleşir. Kişi yapar ve geçer. Eylem vardır ama görülmez. Bu durumda eylem sadece yaşanır ve çoğu zaman alışkanlığa dönüşür.
Görme devreye girdiğinde eylem değişir. Kişi artık sadece yapmaz; yaptığını fark eder. Yürüyorsa yürüdüğünü, konuşuyorsa konuştuğunu bilir. Bu durumda eylem bir deneyime dönüşür. Yaşanan şey canlı hâle gelir.
Fakat asıl farkındalık burada da bitmez.
Daha derin bir düzeyde eylemin kendisi görülür. Artık sadece yürüdüğünü bilmek değil, yürüyüşün kendisi görünür olur. Eylem, yapanla birlikte ortaya çıkan bir oluş olarak fark edilir. Bu noktada eylem sadece yaşanan bir süreç değil, görülen bir gerçeklik hâline gelir.
Demek ki üç düzey vardır:
Eylem yapılır.
Eylem yaşanır.
Eylem görülür.
İlkinde alışkanlık vardır.
İkincisinde deneyim vardır.
Üçüncüsünde farkındalık vardır.
Bu yüzden asıl fark, eylemde değil; eyleme nereden bakıldığındadır. Eylem her zaman aynıdır, fakat onu yaşama ve görme biçimi değiştikçe deneyim de değişir.
Eylem yaşandığında hayat akar.
Eylem görüldüğünde bilinç açılır.
— Mahmut Turut, 2026