top of page

Eylemin Kaynağı

Eylemin Kaynağı
00:00 / 01:04

Hayatta birçok eylem gerçekleşir. İnsan yürür, konuşur, karar verir, bir işe başlar, birine yardım eder ya da bir şey üretir. Bu eylemler çoğu zaman zihnin planı gibi görünür. Fakat daha derin bakıldığında eylemin kaynağı yalnızca zihin değildir.

Varoluşta önce akış vardır. Akış sürekli hareket halindedir ve fenomenler bu akış içinde ortaya çıkar. İnsan bedeni de bu akışın bir parçasıdır. Kalbin atması, nefesin alınması, düşüncelerin ortaya çıkması ve birçok hareket çoğu zaman bilinçli bir plan olmadan gerçekleşir.

Bilinç tanıklık konumunda olduğunda zihin merkez değildir. Bu durumda bilinç yaşanan fenomenleri olduğu gibi görür. Fakat hayat yine devam eder. İnsan konuşmaya, yürümeye ve hareket etmeye devam eder. Bu durum gösterir ki eylemlerin kaynağı yalnızca zihnin planı değildir.

Bu durumda eylemler çoğu zaman akıştan doğar. İnsan bedeni ve zihni varoluşun içinde hareket eden bir araç gibidir. Eylem ortaya çıkar ve bilinç buna tanıklık eder.

Bu yüzden tanıklık konumunda şu durum ortaya çıkar:

• fenomen ortaya çıkar

• eylem gerçekleşir

• bilinç buna tanıklık eder

Bu nedenle eylemin kaynağı çoğu zaman zihin değil, akışın kendisidir.

Kısa Bir İfade ile

Zihin planlar.

Akış doğurur.

Bilinç tanıklık eder.

Bu yüzden bilinç yerinde olduğunda eylemler durmaz. Hayat yine akmaya devam eder. Fakat eylem artık zihnin kontrolünden doğan bir çaba gibi değil, akışın doğal hareketi gibi görülür.

Bu nedenle şöyle denebilir:

Zihin merkez olmadığında eylem kaybolmaz;

eylem akıştan doğar.

İnsan çoğu zaman eylemi kendisinin başlattığını düşünür; fakat tanıklık konumunda bakıldığında eylemler de çoğu zaman varoluşun akışı içinde ortaya çıkan fenomenler olarak görülebilir.

Mahmut Turut 2026

bottom of page