Farkındalık bir teslimiyet gibi görünür.
Ama bu, pasif bir teslimiyet değildir.

Neye teslimiyet?
Farkındalıkta teslim olunan şey:
• Dış koşullar değildir
• Başkalarının iradesi değildir
• “Böyle gelmiş böyle gider” anlayışı değildir
Teslim olunan tek şey: Olanın zaten olduğu hâlidir.
Yani: Direnmek bırakılır, ama yaşamak bırakılmaz.
Neden “teslimiyet” deniyor?
Çünkü farkındalıkta:
• Kontrol etme çabası düşer
• Olması gereken fikri çözülür
• Zihnin müdahalesi geri çekilir
Bu dışarıdan bakınca:
“Teslim oldu” gibi görünür. Oysa içeriden olan şudur:
Yanlış bir taşıma bırakılmıştır. Teslimiyet ≠ Kadercilik
Bu ayrım çok önemli:
• Kadercilik: “Ben bir şey yapamam” demektir. Bu zihinseldir ve yüklüdür.
• Farkındalık: “Olan zaten oluyor”un görülmesidir. Bu yüksüzdür. Farkındalıkta eylem biter sanılır ama:
Eylem devam eder, yük kalkar.
Teslimiyet mi, açıklık mı?
Farkındalık bir teslimiyet değil, bilincin açıklığıdır.
Ama şu da doğru:
• Direnç teslim olur
• Kontrol arzusu teslim olur
• Zihnin merkez olma iddiası teslim olur
Teslim olan bilinç değil, bilincin yanlış konumudur.
Farkındalık teslimiyet gibi görünür; ama aslında yükün bırakılmasıdır.
Bu bir vazgeçiş değil, olanla çatışmamanın doğal hâlidir.
Mahmut Turut 2026