top of page

Fenomeni Görmek ve Sahiplenmek

Fenomeni Görmek ve Sahiplenmek
00:00 / 01:04

İnsan hayatın içinde birçok nesne ve olayla karşılaşır. Bir masa görür, bir araba görür, bir kapı görür. Bu nesnelerin hepsi akışın içinde ortaya çıkan fenomenlerdir. Bir insan parçalı bilinçte olsa bile bu fenomenleri algılayabilir. Araba gördüğünde “araba”, masa gördüğünde “masa” diyebilir. Bu anlamda fenomen algılanmaktadır.

Fakat mesele yalnızca görmek değildir; nasıl görüldüğüdür.

Parçalı bilinçte zihin hemen devreye girer ve fenomenin üzerine anlamlar eklemeye başlar. İnsan artık yalnızca “araba” demez, aynı zamanda “benim arabam” ya da “komşunun arabası” demeye başlar. Böylece sahiplenme ve değer devreye girer. Nesne yalnızca görülen bir fenomen olmaktan çıkar, kimliğin bir parçası hâline gelir.

Bu durumda fenomen görülür fakat ona yapışılır. İnsan nesneyi yalnızca algılamaz, onunla özdeşleşir. Özdeşleşme ortaya çıktığında ise değerler ve beklentiler devreye girmeye başlar.

Bilinç yerinde olduğunda ise durum farklıdır. İnsan fenomeni yine görür, fakat onu sahiplenmek zorunda kalmaz. Araba bir araba, masa bir masa olarak görülür. Fenomen vardır fakat onun üzerine eklenen kimlik ve değerler belirleyici olmaz.

Bu nedenle denebilir ki:

Parçalı bilinç fenomeni görür ama ona yapışır.

Bilinç yerinde olduğunda ise fenomen görülür fakat sahiplenilmez.

İnsan bilincinin konumunu fark ettiğinde, fenomen ile zihnin ona yüklediği anlam arasındaki fark da daha açık hâle gelir. Böylece insan yalnızca nesneleri değil, onları sahiplenme eğilimini de görebilir.

Mahmut Turut 2026

bottom of page