Görülen Şey Düzenlenebilir, Görülmeyen Şey Taşınır

İnsan hayatında ortaya çıkan pek çok durum, çoğu zaman yalnızca yaşanmaz; aynı zamanda taşınır. Bir söz duyulur, bir olay yaşanır, bir düşünce ortaya çıkar ya da bir duygu belirir. Bu durumların hepsi fenomen olarak hayatın içinde ortaya çıkar. Fakat insan bu fenomenleri her zaman olduğu gibi görmez. Çoğu zaman yaşanan şeyin farkına varmadan onunla birlikte hareket eder.
Bir şey görüldüğünde durum değişir. Görmek, insanın yaşanan durumu fark etmesi anlamına gelir. İnsan bir düşüncenin ortaya çıktığını, bir duygunun oluştuğunu ya da bir davranışın uygun olmadığını görebildiğinde o durum üzerinde düşünme ve düzenleme imkânı doğar. Zihin bu noktada devreye girer ve görülen şey üzerinde çalışabilir. Bir düşünce yeniden ele alınabilir, bir davranış düzeltilebilir, bir plan değiştirilebilir. Görülen şey artık insanın karşısında duran bir fenomen haline gelir ve fenomen üzerinde düzenleme yapmak mümkün olur.
Fakat görülmeyen durumlarda süreç farklı işler. İnsan yaşadığı düşünceyi fark etmediğinde o düşünceyle özdeşleşebilir. Bir duygu fark edilmediğinde insan o duygunun içinde kaybolabilir. Bir düşünce veya bir değer görülmediğinde insan onu kendi varlığının bir parçası gibi taşımaya başlar. İşte bu noktada zihnin kurduğu anlamlar görünmeden taşınır ve zamanla yük haline gelir.
Örneğin bir insan saygı görmediğini düşündüğünde bu düşüncenin yalnızca zihnin ürettiği bir yorum olduğunu fark etmeyebilir. Bu yorum görülmediğinde insan onunla birlikte yaşamaya başlar. O düşünce korunur, savunulur ve zihnin içinde tekrar tekrar üretilir. Zamanla bu durum bir kırgınlık, bir öfke ya da bir huzursuzluk olarak taşınmaya devam eder.
Oysa aynı durum görüldüğünde farklı bir süreç başlar. İnsan zihninde ortaya çıkan düşüncenin farkına vardığında onun yalnızca bir yorum olduğunu görebilir. Bu görme gerçekleştiğinde o düşünce artık taşınmak zorunda değildir. Zihin gerekirse o düşünceyi yeniden değerlendirebilir, değiştirebilir ya da tamamen bırakabilir.
Bu nedenle görme insan hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Görülen şey insanın karşısına çıkar ve üzerinde çalışılabilir hale gelir. Görülmeyen şey ise insanın içinde taşınmaya devam eder. Çünkü insan çoğu zaman yalnızca gördüğü şey üzerinde düzenleme yapabilir.
Bu yüzden insan hayatında önemli bir gerçek vardır:
Görülen şey düzenlenebilir.
Görülmeyen şey ise çoğu zaman taşınır ve zamanla yük haline gelir.
İnsan hayatının hafiflemesi de çoğu zaman bu farkın ortaya çıkmasıyla mümkün olur. Çünkü görülen şey üzerinde değişim mümkündür; fakat görülmeyen şey çoğu zaman insanın farkında olmadan taşıdığı bir yük olarak kalır.
Mahmut Turut 2025