Görme ve Doğru Eylem

İnsan çoğu zaman doğruyu düşünerek bulmaya çalışır. Zihin hesap yapar, seçenekleri tartar ve en iyi kararı vermeye çalışır. Fakat bu süreçte çoğu zaman “olması gerekenler” devreye girer ve kişi karar alırken zorlanır. Çünkü zihin yalnızca üretir ve kararsızlık da çoğu zaman bu üretimin içinden doğar.
Oysa görme devreye girdiğinde durum değişir. Kişi önce olanı olduğu gibi görür. Olayın ne olduğunu, durumun ne olduğunu ve gerçekten neyin yaşandığını fark eder. Yorumdan, beklentiden ve “olmalı”dan ayrılan bu saf görme ile birlikte zihin artık karışık üretimler yapmaz ve netlik ortaya çıkar.
Bu netlikte gereksiz düşünceler azalır, seçenekler sadeleşir ve zorlanma kaybolur. Böylece uygun olan kendiliğinden belirir.
Bu, düşünerek zorla bulunmuş bir karar değildir. Bu, görmenin içinden doğan bir açıklıktır. Zihin burada hâlâ çalışır, fakat artık karmaşa üretmez. Görüleni düzenler ve eyleme dönüştürür. Beden de bu düzenlemeyi yaşar.
Sonuç olarak kişi gördüğünde uygun olan ortaya çıkar. Çünkü görme, doğru eylemin zeminidir. Görme netlik getirir ve netlik doğru eylemi doğurur.
Mahmut Turut 2025