Görmenin Doğurduğu Doğal Düzenleme

Hayatın içinde ortaya çıkan her şey bir fenomen olarak belirir. Bir düşünce doğar, bir söz söylenir, bir davranış gerçekleşir veya bir durum yaşanır. Bu ortaya çıkan durumlar akışın içinde belirir ve insan bu fenomenlerle sürekli karşılaşır.
Bilinç yerinde olduğunda insan bu fenomenleri görebilir. Bir düşüncenin ortaya çıktığını, bir davranışın uygun olmadığını ya da bir durumun düzeltilmesi gerektiğini fark edebilir. Bu fark etme bilincin işidir. Bilinç yorum yapmaz, üretmez ve plan kurmaz; yalnızca olanı görür.
Görme gerçekleştiğinde zihnin çalışma alanı açılır. Çünkü zihin düzen kurma yeteneğine sahiptir. Zihin eksikleri fark eder, karşılaştırır, analiz eder ve yeni bir düzen oluşturabilir. Bir yazı yeniden düzenlenir, bir davranış düzeltilir veya bir plan değiştirilebilir.
Bu süreçte herhangi bir zorlamaya ya da emir vermeye gerek yoktur. Görme gerçekleştiğinde düzenleme doğal olarak ortaya çıkar. Çünkü görülen şey artık saklı değildir; ortadadır. Zihin de bu görülen durum üzerinde çalışabilir hale gelir.
Bu nedenle düzenleme çoğu zaman bilinçli bir mücadeleden değil, görmenin kendisinden doğar. Bir durum açıkça görüldüğünde zihin onunla daha sağlıklı bir ilişki kurabilir. Gerekiyorsa düzeltir, gerekiyorsa bırakır veya yeniden düzenler.
Ortaya çıkan yeni durum ise tekrar bir fenomen olur. Bilinç onu da görür ve zihin gerekirse yeniden düzenler. Böylece hayatın içinde sürekli bir akış oluşur: fenomen ortaya çıkar, görülür, düzenlenir ve yeniden fenomen olarak belirir.
Bu yüzden insan hayatında önemli bir gerçek vardır:
Görme varsa düzenleme doğal olarak ortaya çıkar.
Çünkü görülen şey üzerinde çalışmak mümkündür. Görülmeyen şey ise çoğu zaman fark edilmeden taşınır.
Bu nedenle hayatın içinde pek çok düzenleme çaba ile değil, görmenin doğurduğu doğal bir düzenleme ile gerçekleşir.
Mahmut Turut 2025