Hakikat: Görmek mi, Yaşamak mı?

Hakikat, ilk bakışta ya görülen ya da yaşanan bir şey gibi düşünülür.
Sanki görmek başka, yaşamak başka gibi algılanır.
Bu yüzden zihin şu soruyu sorar:
Hakikat görülür mü, yaşanır mı?
Bu soru, bakışın parçalı olmasından doğar.
Parçalı bilinçte ayrım vardır.
Gören ayrı, yaşayan ayrı sanılır.
Biri bakar, diğeri deneyimler gibi hissedilir.
Bu nedenle hakikat bazen “görülen”, bazen “yaşanan” olarak yorumlanır.
Oysa bütünsel bakışta bu ayrım ortadan kalkar.
Gören ile yaşanan ayrı değildir.
Bakış ile deneyim bölünmez.
Sadece olan vardır.
Bu yüzden hakikat ne sadece görülen bir şeydir,
ne de sadece yaşanan bir deneyimdir.
Hakikat, olanın kendisidir.
Görmek ve yaşamak,
hakikatte iki ayrı şey değildir.
Aynı bütünün iki ayrı gibi görünen ifadesidir.
Bilincin konumu değiştiğinde,
soru da ortadan kalkar.
Çünkü artık ayrım yoktur.
Aksiyom:
Hakikat, görme ile yaşamanın ayrılmadığı yerdir.