top of page

Hakikat ve Bilincin Yönü

Hakikat ve Bilincin Yönü
00:00 / 01:04

Parçalı bilinç görünenle özdeşleşir.

Gördüğünü gerçek sanır ve orada kalır.

Bütünsel bilinç ise görünende görünmeyeni fark eder.

Biçimin arkasındaki kaynağı görür.

Ego’nun hakikati şekildir.

Bilgenin hakikati kaynaktır.

Hakikat suretin içinde kaybolduğunda parçalanır.

Özün aynasında görüldüğünde bütünleşir.

Zihin görüneni görür.

Akıl görünmeyeni fark eder.

Bilgelik ise her ikisini aşar.

Hakikat dışarıdan duyulmaz.

İçeriden doğar.

Formlardan gelen bilgi insanı egoya götürür.

Özden gelen bilgi insanı bilgeliğe taşır.

Bu yüzden insanın önünde tek bir seçim vardır:

Görüntüyle mi yaşayacak,

yoksa hakikatle mi?

Ego ile mi yürüyecek,

yoksa aklın açtığı o derin yola mı adım atacak?

İnsandaki akıl bağımsız değildir.

Evrensel akılla ilişki kurabilen bir yansımadır.

Aklın kaynağı zihin değildir; özdür.

Zihin, bu kaynağa açılan bir pencere olabilir

ya da onu örten bir perdeye dönüşebilir.

İnsan zihniyle özdeşleştiğinde,

sadece formların içinde kalır.

Ama zihni gözetleyen bilinç olarak kendine döndüğünde,

evrensel akılla bağ kurar.

Bu bağ düşünmekle kurulmaz.

Fark etmekle başlar.

Bilgiyle değil,

hakikatle tamamlanır.

Zihin kendini bilirse psikoloji başlar.

Akıl kendini bilirse hakikat başlar.

Aklın kendini bilmesi,

“ben düşünüyorum” demek değildir;

düşünenle düşünülenin bir olduğunu görmektir.

Gerçek benlik,

aklın kendi kaynağını evrensel akılda fark etmesidir.

Ve aklın uyanışı,

kendine değil, kaynağına dönmesiyle gerçekleşir.

Mahmut Turut

bottom of page