Hastalık Denge Kaybolduğunda Başlar

Şeker hastalığı çoğu zaman bir anda ortaya çıkan bir durum gibi düşünülür. Oysa süreç çok daha önce, fark edilmeden başlar. Kanda şekerin gün içinde sık sık yükselip düşmesi, yani dalgalanması, bu sürecin en erken işaretlerinden biridir. Kişi kendini sağlıklı hissedebilir; kan tahlilleri de uzun süre normal çıkabilir. Fakat sistem içeride sürekli bir uyum çabası içindedir.
Yemek sonrası şekerin yükselmesi doğaldır. Ardından insülin devreye girer ve bu şekeri hücrelere taşır. Bu da normal bir süreçtir. Ancak yükseliş hızlı ve fazla olduğunda, insülin de buna güçlü bir yanıt verir. Sonrasında şeker hızlı bir şekilde düşebilir. Bu iniş çıkış döngüsü tekrarlandıkça, beden için bir dalgalanma hâli oluşur. İşte bu dalgalanma, zamanla sistemi zorlamaya başlar.
Sağlıklı bir bedende bu durum uzun süre telafi edilebilir. Fakat tekrar eden dalgalanmalar, hücrelerin insüline verdiği yanıtı yavaş yavaş azaltır. Yani insülin direnci gelişmeye başlar. Bu aşamada kişi hâlâ sağlıklı kabul edilebilir, ancak denge kaybolmaya başlamıştır. Karaciğer de bu düzensiz sinyallerden etkilenir ve özellikle gece saatlerinde gereksiz glikoz üretimi artabilir. Bu da sabah şekerinin yüksek çıkmasına zemin hazırlar.
Bu nedenle konu yalnızca şekerin yüksek olup olmaması değildir. Asıl önemli olan, şekerin gün içinde nasıl bir seyir izlediğidir. Dengeli bir sistemde şeker daha yumuşak yükselir ve daha dengeli düşer. Bu denge korunabildiğinde hem insülin daha sağlıklı çalışır hem de karaciğer doğru sinyallerle hareket eder.
Sonuç olarak, sağlıklı kişiler için de beslenme ve hareket alışkanlıkları büyük önem taşır. Sürekli dalgalanan bir şeker dengesi, zamanla sistemin direncini zayıflatır ve hastalığa zemin hazırlar. Bu yüzden korunması gereken şey yalnızca düşük şeker değil, dengeli bir akıştır. Çünkü hastalık, çoğu zaman yükseldiğinde değil, denge kaybolduğunda başlar.
Mahmut Turut 2026