top of page

Hastalık ve İsim

Hastalık ve İsim
00:00 / 01:04

Bir gün doktora gidilir. Bir muayene yapılır, testler incelenir. Ve bir cümle söylenir: “Mide kanseri.” Bu bir isimdir. Fakat bu cümleden önce de bir durum vardır. Bedende bir değişim vardır. Hücreler farklı çalışmaktadır. Bir süreç zaten başlamıştır. Bu olanın kendisidir. Yani fenomendir.


Doktorun söylediği “kanser” kelimesi, bu duruma verilen isimdir. İsim, olanın kendisi değildir. Olanı tanımlamak için kullanılan bir ifadedir.İnsan çoğu zaman bu ayrımı fark etmez. Kelimeyi duyar ve kelimenin taşıdığı anlamın içine girer. “Ben kanser oldum.” “Hayatım bitti.” “Ne olacak şimdi?”


İşte burada ikinci bir katman oluşur. Artık sadece bedendeki durum yaşanmaz. Zihnin kurduğu anlamlar da yaşanmaya başlar. Korku oluşur. Kaygı artar. Senaryolar başlar.


Oysa gerçekte iki şey vardır: Bedende olan durum  ve bu duruma verilen isim. Bu ayrım görülmediğinde, isim gerçek gibi yaşanır. Kelime, durumun kendisi zannedilir.


Fakat bir an gelir… Kişi fark eder: “Bedende bir durum var… ve zihnim buna ‘kanser’ diyor.”  İşte bu fark ediş, görmedir. Bu görüldüğünde: Hastalık yine vardır. İsim yine vardır. Ama artık karışmazlar.Kişi şunu bilir: 

• olan → bedendeki durum, • söylenen → isim


Bu noktada çok önemli bir şey olur: Zihin yine çalışır. Tedavi yapılır. Kararlar alınır. Ama korkunun büyük kısmı çözülür.


Çünkü: Yük, hastalıktan değil, hastalık hakkında kurulan anlamdan doğar.


Sonuç: Hastalık gerçektir. Ama hastalığın ismi, gerçeğin kendisi değildir. İsim, olanı ifade eder. Ama onun yerine geçmez.


Aksiyom: İsim gerçek değildir, gerçeğe verilen addır. Yük, hastalıktan değil, hastalık hakkındaki tanımdan doğar.


Mahmut Turut  2026

bottom of page