Hatırayı Yaşamak ve Hatırayı Görmek

İnsan bazen “bugün yine efkârlandım” der. Bu söz çoğu zaman geçmişte yaşanan hatıraların yeniden canlanmasıyla ilgilidir. Kişi o an geçmişte yaşadığı bir olayı, bir duyguyu ya da bir ilişkiyi tekrar tekrar zihninde yaşamaya başlar.
Aslında burada yaşanan şey geçmişin kendisi değildir; geçmişe ait hatıraların zihinde yeniden yaşanmasıdır. İnsan bu durumda hatırayı görmez, hatıranın içine girer ve onu yeniden yaşamaya başlar. Bu yüzden efkâr, hüzün veya sıkıntı ortaya çıkabilir.
Hatıra görüldüğünde ise durum farklıdır. İnsan hatırayı bir fenomen olarak fark ettiğinde onun artık geçmişe ait bir iz olduğunu anlar. O zaman hatıra yaşanan bir yük olmaktan çıkar, yalnızca görülen bir hatıra hâline gelir.
Hatırayı yaşamak yükü büyütür; hatırayı görmek ise yükü çözer. Çünkü yük çoğu zaman hatıranın yeniden yaşanmasından doğar.
Bu nedenle denebilir ki:
Hatıra yaşanırsa yük olur, görülürse hatıra olur.
İnsan yükü görebildiğinde hatırayı tekrar tekrar yaşama ihtiyacı da ortadan kalkmaya başlar. Böylece geçmiş insanın üzerinde bir ağırlık olmaktan çıkar ve yalnızca görülen bir fenomen hâline gelir.
Mahmut Turut 2026