top of page

Hekimlik Bilgelik Gerektirir

Hekimlik yalnızca bilgi işi değildir.

Hekimlik yalnızca teknik de değildir.

Hekimlik, insana insan olarak temas etme sanatıdır.

Bu yüzden hekimlik, zorunlu olarak bilgelik gerektirir.

Bir hekim anatomi bilebilir,

biyokimya bilebilir,

rehberleri ezbere sayabilir.

Bunlar onu âlim yapar.

Bir hekim doğru ilacı yazabilir,

doğru dozu ayarlayabilir,

prosedürü eksiksiz uygulayabilir.

Bunlar onu zanaatkâr yapar.

Ama insanın karşısına geçen kişi

sadece bir beden görüyorsa,

sadece bir değer görüyorsa,

sadece bir vaka görüyorsa

orada hekimlik eksiktir.

Çünkü hastalık sadece bedende olmaz.

Hastalık, korkuda olur,

çaresizlikte olur,

anlam kaybında olur,

yükte olur.

Bilge olmayan hekim,

hastalığı hedef alır

ama insanı ıskalar.

Bilge olmayan hekim,

doğruyu söyler

ama yük bindirir.

Bilge olmayan hekim,

“yapılması gerekeni” bilir

ama karşısındakinin bunu taşıyıp taşıyamayacağını görmez.

Ben ömrümde bilge bir hekim görmedim.

Bilgili hekim gördüm.

Usta hekim gördüm.

Tecrübeli hekim gördüm.

Ama bilge hekim görmedim.

Bilge hekim,

hastaya yukarıdan bakmaz.

Aşağıdan da bakmaz.

Karşısında durmaz.

Yanında durur.

Bilge hekim,

hastaya umut satmaz

korku da satmaz.

Olanı olduğu gibi söyler

ama yük üretmez.

Bilge hekim,

hastalığı düzeltmeye çalışırken

insanın onurunu incitmez.

Bugünkü tıp,

bilgiyi çoğalttı

ama bilinci çoğaltmadı.

Protokoller arttı,

farkındalık azaldı.

Bu yüzden hekimlik bir meslek gibi yapılabiliyor

ama hikmetle yapılamıyor.

Oysa hekimlik,

insanın en savunmasız anına dokunur.

Orada bilgelik yoksa

bilgi yetmez,

ustalık yetmez,

niyet de yetmez.

Hekimlik bilgelik gerektirir.

Bilgelik yoksa

hekimlik eksik kalır.

Mahmut Turut-2026

bottom of page