top of page

Hiçlik, yükün düşmesi; seyrin olmasıdır.

Yük, olanın kendisi değildir.

Yük, bilincin olana tutunmasıdır.

Tutunma başladığında hayat anlatıya dönüşür;

geçmiş pişmanlık olur, gelecek beklenti, şimdi ağırlık.

Hiçlikte anlatı yoktur.

Çünkü taşıyan yoktur.

Yük düştüğünde olan kaybolmaz.

Aksine, ilk kez olduğu gibi görünür.

Olan akar;

bilinç artık onu sırtında taşımaz,

önünden geçişini seyreder.

Seyir, pasiflik değildir.

Seyir, müdahalesiz açıklıktır.

Bilincin aradan çekilmesiyle

hayat kendi yerini bulur.

Hiçlik bir boşluk değildir.

Hiçlik, fazlalığın düşmesidir.

Kimlikler, roller, yargılar düştüğünde

geriye yokluk değil,

yükten arınmış varlık kalır.

Bu yüzden hiçlik korkulacak bir yer değil,

yükün bittiği eştir.

O eşiği geçen için hayat durmaz;

sadece ağır olmaktan çıkar.

Hiçlik, yok olmak değil;

taşımayı bırakmaktır.

Mahmut Turut-2026

bottom of page