top of page

İkna, Zaman ve Bilincin Konumu

İkna, Zaman ve Bilincin Konumu
00:00 / 01:04

İnsanlar günlük hayatta çoğu zaman birbirlerini ikna etmeye çalışırlar. Bir düşünceyi kabul ettirmek, bir fikri savunmak veya birini kendi görüşüne çekmek için konuşurlar. Bu tür konuşmaların çoğu bilgiye dayanır. İnsanlar hafızalarında bulunan bilgileri, deneyimleri ve öğrendikleri kavramları kullanarak karşısındaki kişiyi ikna etmeye çalışırlar.

Bu durum çoğu zaman bilincin zaman alanında olduğuna işaret eder. Çünkü ikna etme çabası genellikle zihnin kullandığı bilgilerle gerçekleşir. İnsan karşısındakini inandırmak için hafızadaki verileri kullanır. Bazen bu yalnızca bir düşünceyi savunmak olabilir, bazen de karşısındakini etkilemek veya kandırmak amacı taşıyabilir.

Bilinç yerinde olan bir insan bu tür konuşmaları dinlediğinde farklı bir bakış açısına sahip olabilir. O kişi konuşulanları duyabilir fakat onların zihinsel bir süreç olduğunu da fark edebilir. Böylece söylenen sözleri doğrudan gerçek olarak kabul etmek yerine, onları da birer fenomen olarak görebilir.

Elbette bilinci yerinde olan bir insan da her zaman aynı konumda kalmayabilir. İnsan zaman zaman zihnin alanına düşebilir. Böyle anlarda o da zamanın içindeki tartışmaların ve ikna çabalarının içine girebilir. Zaman alanında olan insanlar birbirlerini etkileyebilir, hatta bazen yanlış yönlendirebilirler.

Fakat bilinç tekrar kendi yerini bulduğunda kişi bu süreçleri daha açık bir şekilde görebilir. Bu durumda ikna, kandırma veya manipülasyon gibi durumlar kişinin üzerinde aynı etkiyi oluşturmaz.

Bu nedenle denebilir ki:

Zamanın alanında insanlar birbirlerini ikna etmeye veya kandırmaya çalışabilirler.

Bilinç yerinde olduğunda ise insan bu süreçleri görür ve onların içinde kaybolmaz.

Başka bir ifadeyle:

Zamanda ikna vardır.

Zamansızlıkta ise görme vardır.

Mahmut Turut 2026

bottom of page