top of page

İnsan, Akış ve Anlamın Kesintisi

İnsan, Akış ve Anlamın Kesintisi
00:00 / 01:04

İnsanın haricindeki varlıklarda,

bilinç olması gereken yerdedir.

Bu yüzden taş, ağaç, hayvan

akışı sorgulamaz;

akışı yaşar.

Onlarda anlam kesintiye uğramaz.

Çünkü anlam,

bilincin yerinden kaymasıyla değil,

yerinde durmasıyla görünür olur.

İnsan ise istisnadır.

İnsanda bilinç,

ya bütünde durur

ya da parçada konumlanır.

Bilinç bütünde olduğunda,

insan da diğer varlıklar gibi

akışın içindedir.

Anlam süreklidir.

Olan, olması gerektiği gibi yaşanır.

Ama bilinç parçada durduğunda,

o parça kendini bütünden kopuk sanır.

İşte bu noktada

anlam kesintiye uğrar.

Bu kesinti:

• Akışın bozulması değildir,

• Varlığın dışına çıkmak değildir,

Bu kesinti,

bilincin akışı görememesidir.

Parça,

akışın dışına çıktığını sanır.

Oysa akış dışına çıkılamaz.

Çıkılan şey akış değil,

akışın farkındalığıdır.

Bu yüzden parçalı bilinçte:

• Tesadüf vardır,

• Anlamsızlık hissi vardır,

• Yük vardır,

• Direnç vardır.

Akış hâlâ sürmektedir,

ama parça onu yaşamıyordur.

Metafizik olarak şu ilke yerindedir:

Akıştan kopan parça yoktur;

akışı fark edemeyen bilinç vardır.

İnsan,

bilincini parçada tuttuğu sürece

anlam kesintili yaşar.

Bilincini bütüne yerleştirdiğinde ise

parça yeniden yerine oturur

ve akış,

yeniden anlam olarak görünür.

Çünkü anlam,

akışın bilince yansımasıdır.

Mahmut Turut

2025 – Edirne

bottom of page