İnsan, Akış ve Anlamın Kesintisi

İnsanın haricindeki varlıklarda,
bilinç olması gereken yerdedir.
Bu yüzden taş, ağaç, hayvan
akışı sorgulamaz;
akışı yaşar.
Onlarda anlam kesintiye uğramaz.
Çünkü anlam,
bilincin yerinden kaymasıyla değil,
yerinde durmasıyla görünür olur.
İnsan ise istisnadır.
İnsanda bilinç,
ya bütünde durur
ya da parçada konumlanır.
Bilinç bütünde olduğunda,
insan da diğer varlıklar gibi
akışın içindedir.
Anlam süreklidir.
Olan, olması gerektiği gibi yaşanır.
Ama bilinç parçada durduğunda,
o parça kendini bütünden kopuk sanır.
İşte bu noktada
anlam kesintiye uğrar.
Bu kesinti:
• Akışın bozulması değildir,
• Varlığın dışına çıkmak değildir,
Bu kesinti,
bilincin akışı görememesidir.
Parça,
akışın dışına çıktığını sanır.
Oysa akış dışına çıkılamaz.
Çıkılan şey akış değil,
akışın farkındalığıdır.
Bu yüzden parçalı bilinçte:
• Tesadüf vardır,
• Anlamsızlık hissi vardır,
• Yük vardır,
• Direnç vardır.
Akış hâlâ sürmektedir,
ama parça onu yaşamıyordur.
Metafizik olarak şu ilke yerindedir:
Akıştan kopan parça yoktur;
akışı fark edemeyen bilinç vardır.
İnsan,
bilincini parçada tuttuğu sürece
anlam kesintili yaşar.
Bilincini bütüne yerleştirdiğinde ise
parça yeniden yerine oturur
ve akış,
yeniden anlam olarak görünür.
Çünkü anlam,
akışın bilince yansımasıdır.
Mahmut Turut
2025 – Edirne