İnsanı Kurallar mı Korur, Bilincin Konumu mu?

İnsanlık tarihi boyunca toplumlar düzeni sağlamak için birçok kavram üretmiştir. Haram, günah, doğru, yanlış, iyi, kötü, faydalı, zararlı gibi kavramlar bunların en bilinenleridir. Bu kavramlar insanların birlikte yaşayabilmesi, toplumsal düzenin korunabilmesi ve insanların birbirine zarar vermeden bir arada bulunabilmesi için önemli roller oynayabilir.
Bu anlamda bu kavramlar toplumsal hayat için gereklidir. Çünkü toplum içinde yaşayan insanların davranışlarını düzenleyen bazı ortak ölçülere ihtiyaç vardır. Bu ölçüler insanların birbirine karşı sorumluluklarını hatırlatır ve belirli bir düzenin oluşmasına yardımcı olur.
Fakat bu kavramların önemli bir sınırı vardır.
Bu kavramlar toplumsal düzeni destekleyebilir; fakat insanın iç dünyasını koruyamaz. Bir insan doğru olduğunu düşündüğü şeyleri yapabilir, kurallara uyabilir, ahlaki değerlere bağlı kalabilir. Buna rağmen zihninde gerilim yaşayabilir, korkular taşıyabilir, öfke hissedebilir ya da sürekli bir iç mücadele içinde olabilir.
Çünkü kurallar insanın davranışlarını düzenler; fakat zihnin ürettiği yükleri ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle insanı gerçekten koruyan şey yalnızca kurallara uymak değildir. İnsanı koruyan şey bilincin konumunu fark edebilmektir.
Bilinç yerinde olduğunda insan fenomeni görür ve yaşar. Olan olduğu gibi görülür. Zihnin ürettiği yorumlar, kimlikler ve değerler insanın üzerinde bir yük oluşturmaz. Bu durumda insan olayların içinde kaybolmaz.
Fakat bilinç yerinde olmadığında zihin merkez olur. Zihin yorum üretir, anlamlar yükler ve yaşanan olayları birer yük haline getirebilir. İnsan doğru olanı yapıyor olsa bile zihnin ürettiği bu yüklerin içinde kalabilir.
Bu nedenle insanı gerçekten koruyan şey yalnızca doğruyu bilmek değildir.
İnsanı koruyan şey fenomeni yaşayıp görebilmektir.
Bu ise ancak insanın kendine şu soruyu sorabilmesiyle mümkün olur:
“Bilincim şu anda nerede?”
Çünkü bilinç yerinde olduğunda insan olanı görür ve yaşar.
Bilinç yerinde olmadığında ise insan çoğu zaman zihnin kurduğu dünyayı yaşar.
İnsanı gerçekten koruyan fark işte burada ortaya çıkar.
Mahmut Turut 2026