top of page

İnsanı Yükten Kurtaran Şey

İnsanı Yükten Kurtaran Şey
00:00 / 01:04

İnsan çok zengin olabilir. Büyük bir servete sahip olabilir, güçlü bir iş hayatı kurabilir. İnsan ilişkileri mükemmel olabilir. Çevresi geniş olabilir, herkes tarafından sevilen ve saygı duyulan bir insan olabilir. Toplum içinde iyi bir insan olarak bilinebilir ve insanlar ona değer verebilir.

Fakat bütün bunların hiçbiri insanı zihnin ürettiği yüklerden tamamen kurtaramaz.

Çünkü zenginlik, saygınlık, başarı veya iyi bir insan olarak tanınmak çoğu zaman toplumsal alanda ortaya çıkan durumlardır. Bunlar insanın hayatındaki fenomenlerdir. Fakat zihin bu fenomenlerle kolayca özdeşleşebilir. İnsan sahip olduğu konumu korumaya çalışabilir, kaybetme korkusu yaşayabilir ya da kendini sürekli bu kimlikler üzerinden tanımlayabilir.

Bu durumda kişi dışarıdan bakıldığında başarılı ve mutlu görünebilir; fakat iç dünyasında zihnin ürettiği yükleri taşımaya devam edebilir.

İnsanı bu yüklerden kurtaran şey ise başka bir yerde ortaya çıkar.

Bu, bilincin konumudur.

Bilinç yerinde olduğunda insan olanı görür ve olanı yaşar. Olaylar fenomen olarak görülür. Zihnin ürettiği kimlikler, değerler ve yorumlar insanın üzerinde bir ağırlık oluşturmaz. Bu durumda hayat olduğu gibi yaşanır.

Bilinç yerinde olduğunda her şey fenomen olarak görülür. İnsan fenomeni yaşar ve fenomeni görür. Olayların üzerine fazladan anlamlar yüklenmez ve zihnin ürettiği yükler büyümez.

Toplum içinde düzenin sağlanması için kurallar elbette vardır ve bu kurallar gereklidir. İnsan çalışır, üretir, sorumluluk alır ve toplumun içinde görevlerini yerine getirir.

Fakat bilinç yerinde olduğunda bütün bunlar yük üretmeden yapılabilir.

İnsan çalışır, üretir ve hayatın içinde yer alır; fakat zihnin ürettiği yüklerin altında kalmaz.

Çünkü bilinç yerinde olduğunda her şey yerli yerine oturur.

İnsan hayatın içinde olur; fakat hayatın içinde kaybolmaz.

Mahmut Turut 2025

bottom of page