top of page

İnsan İlişkileri, Çıkar ve Bilincin Konumu

İnsan İlişkileri, Çıkar ve Bilincin Konumu
00:00 / 01:04

Günümüzde gençlerin insan ilişkileri çoğu zaman oldukça güçlü görünür. İnsanlarla kolay iletişim kurabilirler, hızlı bağ kurabilirler ve sosyal ortamlarda rahat hareket edebilirler. Dışarıdan bakıldığında ilişkilerinin oldukça iyi olduğu izlenimi oluşur.

Fakat bu ilişkilerin önemli bir kısmı çoğu zaman çıkar ve onay mekanizması üzerinden yürür. İnsanlar birbirleriyle iyi geçinmeye çalışırken çoğu zaman farkında olmadan bir denge kurarlar. Bu denge bazen karşılıklı fayda, bazen sosyal kabul, bazen de ileride elde edilecek bir kazanç üzerine kuruludur.

Bu durumda insanlar ilişkilerini sürdürmek için zaman zaman ödün verebilir, hoşlanmadıkları davranışlara göz yumabilir veya kendi düşüncelerini geri planda bırakabilirler. Bütün bunlar çoğu zaman bilinçli bir hesapla değil, farkında olunmadan gerçekleşir. Çünkü zihin onay almak, kabul görmek ve fayda sağlamak isteyen bir yapı kurar.

Bu tür ilişkiler genç yaşlarda büyük bir sorun gibi görünmeyebilir. İnsanlar enerjik oldukları, hedeflerinin peşinde koştukları ve başarıya odaklandıkları dönemlerde bu sistemin içinde rahatlıkla hareket edebilirler. Çıkar elde etmek, fırsat yakalamak veya çevre edinmek motivasyon kaynağı haline gelebilir.

Fakat zamanla bu ilişkilerin başka bir yönü ortaya çıkabilir. İnsan sürekli onay arayarak, sürekli denge kurarak ve sürekli bir şey kaybetmemeye çalışarak ilişkiler kurduğunda farkında olmadan yük üretmeye başlayabilir. Çünkü ilişkiler yalnızca karşılıklı fayda üzerine kurulduğunda insanın iç dünyasında bir gerilim birikebilir.

Bu gerilim genç yaşlarda çok hissedilmeyebilir. Fakat hayat ilerledikçe insan kendi iç dünyasıyla daha fazla karşılaşır. O zaman bazı ilişkilerin aslında gerçek bir yakınlıktan değil, çıkar dengesinden doğduğu daha net görülebilir.

Burada mesele gençlerin yanlış yapması değildir. Bu durum çoğu zaman insanın hayatın içinde öğrenerek fark ettiği bir süreçtir. Çünkü insan çoğu zaman önce yaşar, sonra görür.

İnsan ilişkilerinde asıl farkı yaratan şey ise bilincin konumudur.

Bilinç yerinde olduğunda insan ilişkilerinde daha sade bir duruş ortaya çıkar. İnsan karşısındaki kişiyi kullanmaya çalışmaz, kendini de kullandırmaz. Ne onay bağımlılığıyla hareket eder ne de çıkar hesaplarıyla ilişki kurar. Gerektiğinde yakın olur, gerektiğinde mesafe koyar; fakat bütün bunları yaparken kendi içinde kaybolmaz.

Bu yüzden insan ilişkilerinde görünen başarı ile içsel denge her zaman aynı şey değildir. İnsan çok sosyal olabilir, çok ilişki kurabilir, çok çevreye sahip olabilir; fakat bunların hiçbiri tek başına insanın iç dünyasının dengede olduğunu göstermez.

İnsan ilişkilerinde gerçek denge çoğu zaman bilincin konumuyla ilgilidir.

Çünkü bilinç yerinde olduğunda insan ilişkileri bir çıkar alanı olmaktan çıkar ve daha sade bir şekilde yaşanabilir.

Ve belki de insan ilişkileri hakkında en sade gerçek şudur:

Çıkar ilişkileri insanı büyütebilir,

fakat bilincin yerinde olması insanı korur.

Mahmut Turut 2026

bottom of page